ISO 10218 Nedir ve Neden Gereklidir?

ISO 10218, endüstriyel robotlar ve robot sistemleri için temel güvenlik gereksinimlerini belirleyen uluslararası standart serisidir. Robotların yüksek hız, kuvvet ve otonom hareket kabiliyeti; öngörülemeyen hareket yörüngeleri, ezilme, çarpma ve sıkışma gibi ciddi mekanik tehlikeler doğurabilir. Bu standart serisi, söz konusu tehlikelerin tasarım aşamasından itibaren nasıl kontrol altına alınacağını tanımlar.

Standart iki parçadan oluşur: robotun kendisine yönelik gereksinimleri kapsayan ISO 10218-1 ve robotun bir uygulama/hücre içinde entegrasyonunu kapsayan ISO 10218-2. Serinin 2011’den bu yana ilk büyük revizyonu Şubat 2025’te yayımlanmış; bu revizyonla işbirlikçi (kobot) uygulamalara ilişkin gereksinimlerin büyük bölümü de standart serisinin içine alınmıştır.

Bu sayfa, Türk sanayicisine yönelik teknik bir bilgilendirme amacı taşır; robot güvenliğinin temel kavramlarını tanıtmayı hedefler.

  • ISO 10218-1: Robot üreticisine yönelik güvenlik gereksinimleri
  • ISO 10218-2: Robot sistemi, uygulaması ve hücre entegrasyonu gereksinimleri
  • 2025 revizyonu: 2011’den bu yana ilk kapsamlı güncelleme

ISO 10218-1 ve ISO 10218-2 Ayrımı

ISO 10218-1, robotu bir ürün olarak ele alır ve gereksinimleri robot üreticisine yükler. Robotun tahrik sistemleri, kontrol mimarisi, çalışma modları, acil durdurma fonksiyonları, eksen sınırlama ve emniyetle ilgili kontrol devrelerinin nasıl tasarlanması gerektiğini belirler. 2025 sürümü ayrıca işlevsel güvenlik, siber güvenliğin güvenliğe etki eden yönleri ve robot sınıflandırması gibi konularda ek gereksinimler getirmiştir.

ISO 10218-2 ise robotun tek başına değil, gerçek bir üretim uygulaması içinde değerlendirilmesini konu alır. Robot hücresinin çevresel koruma önlemleri, güvenlik mesafeleri, koruyucu ekipmanın yerleşimi, çevre birimleriyle (konveyör, kalıp, pres) etkileşim ve entegratörün sorumlulukları bu parçada tanımlanır. Kısaca ISO 10218-1 ‘robot güvenli mi?’ sorusuna, ISO 10218-2 ise ‘robotun kurulduğu sistem güvenli mi?’ sorusuna cevap verir.

Bu ayrım önemlidir; çünkü ISO 10218-1’e uygun bir robot dahi, hatalı entegre edildiğinde güvensiz bir sistem oluşturabilir. Güvenlik, robotun kendisiyle değil, uygulamanın bütünüyle değerlendirilir.

  • Üretici sorumluluğu: robotun tasarım güvenliği (ISO 10218-1)
  • Entegratör sorumluluğu: hücre ve uygulama güvenliği (ISO 10218-2)
  • Güvenlik, robotun değil uygulamanın bir özelliğidir

ISO/TS 15066 ve İşbirlikçi Çalışma (Kobot)

İşbirlikçi robot (kobot), insanla aynı çalışma alanını fiziksel bariyer olmadan paylaşabilecek şekilde tasarlanan robottur. ISO/TS 15066, bu tür işbirlikçi uygulamalar için ISO 10218 serisini tamamlayan teknik şartname olarak yayımlanmış; insana temas ihtimalinin bulunduğu senaryolarda kabul edilebilir biyomekanik sınırlar ve tasarım ilkelerini tanımlamıştır.

Burada kritik nokta şudur: ‘işbirlikçi’ olan robotun kendisi değil, uygulamadır. Aynı robot, hızına, taşıdığı yüke ve çevresine göre hem güvenli hem de tehlikeli bir uygulamada kullanılabilir. Bu nedenle her kobot kurulumu ayrı bir risk değerlendirmesi gerektirir.

2025 ISO 10218 revizyonuyla birlikte ISO/TS 15066’daki gereksinimlerin büyük bölümü standart serisinin içine taşınmıştır. Yine de ISO/TS 15066’nın tanımladığı işbirliği yöntemleri ve biyomekanik yaklaşım, konunun anlaşılması açısından temel referans olmayı sürdürmektedir.

  • Kobot, insanla ortak alanı bariyer olmadan paylaşabilir
  • İşbirlikçilik robotun değil, uygulamanın özelliğidir
  • Her kobot uygulaması için ayrı risk değerlendirmesi zorunludur

Dört İşbirliği Yöntemi

ISO/TS 15066 ve ISO 10218 serisi, insan ile robotun ortak alanda güvenli çalışması için dört temel işbirliği yöntemi tanımlar. Bu yöntemler tek başına veya birbiriyle birleştirilerek uygulanabilir; hangisinin seçileceği risk değerlendirmesinin sonucuna bağlıdır.

  • Güvenlik dereceli izlemeli durdurma: İnsan işbirliği alanına girdiğinde robot güvenli biçimde durdurulur; insan alandan çıkınca yeniden başlar. Robot ve insan aynı anda hareket etmez.
  • El ile kılavuzlama: Operatör, robotu güvenli dereceli bir kontrol donanımı üzerinden elle yönlendirir; robot yalnızca operatörün doğrudan komutuyla hareket eder.
  • Hız ve ayrım izleme (SSM): Sensörlerle insan ile robot arasındaki koruyucu ayrım mesafesi sürekli izlenir; mesafe azaldıkça robot hızını düşürür, sınır ihlal edilirse durur. Amaç temasın hiç oluşmamasıdır.
  • Güç ve kuvvet sınırlama (PFL): İnsan ile robot arasında kasıtlı temasa izin verilir; ancak robot, olası temas kuvvetini ve basıncını yaralanmaya yol açmayacak biyomekanik sınırların altında tutacak şekilde tasarlanır.

Güvenlik Fonksiyonları ve Koruyucu Ekipman

Robot güvenliği, yalnızca robotun yazılımına değil, uygulama etrafındaki güvenlik fonksiyonlarına da dayanır. Koruyucu durdurma fonksiyonları, tehlike anında robotu kontrollü biçimde durduran temel emniyet mekanizmalarıdır. Bu fonksiyonların güvenilirliği, emniyetle ilgili kontrol sistemlerinin doğru tasarımına bağlıdır.

Fiziksel ve algılamaya dayalı koruyucu ekipman, tehlikeli bölge ile insan arasındaki etkileşimi yönetir. Alan tarayıcılar (lazer tarayıcılar), zeminde tanımlanan uyarı ve durdurma bölgelerine insan girişini algılar; ışık perdeleri ise bir düzlemin geçilmesini tespit ederek koruyucu durdurmayı tetikler. Bu ekipmanların seçimi ve konumlandırılması, hesaplanan güvenlik mesafeleriyle uyumlu olmalıdır.

  • Koruyucu ve acil durdurma fonksiyonları
  • Alan (lazer) tarayıcılar ile bölge bazlı algılama
  • Işık perdeleri ile düzlem geçiş algılama
  • Ekipman yerleşimi, hesaplanan güvenlik mesafesiyle uyumlu olmalı

Risk Değerlendirmesi ve Emniyet Kumanda Sistemleri

Robot güvenliğinin çıkış noktası risk değerlendirmesidir. ISO 10218 serisi, genel makine güvenliği risk değerlendirme metodolojisini tanımlayan ISO 12100 ile birlikte uygulanır. ISO 12100, tehlikelerin belirlenmesi, riskin tahmin edilmesi ve azaltma önlemlerinin sıralanması için sistematik bir çerçeve sağlar; robot uygulamasına özgü tehlikeler bu çerçeve içinde ele alınır.

Belirlenen güvenlik fonksiyonlarının ne kadar güvenilir olması gerektiği ise EN ISO 13849 kapsamında değerlendirilir. Bu standart, emniyetle ilgili kontrol sistemlerinin performans seviyesini (PL) ve gerekli performans seviyesini (PLr) tanımlar. Her güvenlik fonksiyonu için hedeflenen performans seviyesi, risk değerlendirmesinin sonucuna göre belirlenir ve tasarımın bu hedefi karşıladığı doğrulanır.

Bu bilgilendirme çerçevesinde vurgulanmalıdır ki, uygun yöntem ve performans seviyesinin seçimi, uygulamanın özelliklerine göre yetkili mühendis değerlendirmesi gerektiren teknik bir karardır.

  • ISO 12100: Genel risk değerlendirme metodolojisi
  • EN ISO 13849: Emniyet kumanda sistemleri ve performans seviyesi (PL/PLr)
  • Her güvenlik fonksiyonu için hedef performans seviyesi risk değerlendirmesinden türetilir

AB Makine Tüzüğü (EU) 2023/1230 ve CE Uyumu

Robotlar ve robotlu makineler, AB pazarında AB Makine Tüzüğü (EU) 2023/1230 kapsamında değerlendirilen ürünlerdir. Bu tüzük, önceki Makine Direktifi’nin yerini alan güncel ürün güvenliği mevzuatıdır ve endüstriyel robotları da kapsamına alır. Bir robotlu makinenin CE işareti taşıyabilmesi, tüzükte belirlenen temel sağlık ve güvenlik gereksinimlerinin karşılanmasına dayanır.

Uyumlaştırılmış (harmonize) standartların uygulanması, ürünün ilgili yasal gereksinimlere uygunluğu konusunda uygunluk karinesi sağlar. Endüstriyel ve işbirlikçi robot uygulamalarında EN ISO 10218 serisi, bu uygunluğun gösterilmesinde başvurulan temel standart setidir. Bu nedenle ISO 10218’e uygunluk, robotların CE uyum sürecinin teknik omurgasını oluşturur.

CE uyumluluğunun gerektirdiği belgelendirme türü ve yol, ürünün risk sınıfına ve uygulanan standartlara göre değişir; bu değerlendirmenin doğru yürütülmesi uzmanlık gerektirir.

  • Mevzuat: AB Makine Tüzüğü (EU) 2023/1230
  • Uyumlaştırılmış standart kullanımı uygunluk karinesi sağlar
  • EN ISO 10218 serisi, robotların CE uyumunun teknik temelidir

Hangi Sektörler İçin Önemli?

Endüstriyel ve işbirlikçi robotlar, tekrarlı, ağır veya tehlikeli görevlerin insan riskini azaltarak yürütülmesinde giderek yaygınlaşmaktadır. Robot güvenliği standartları, robotun bulunduğu her üretim ortamında geçerlidir. Türk sanayisinde özellikle yoğun robot kullanımının görüldüğü alanlar öne çıkar.

Bu ortamların ortak paydası, robotların elektrik beslemesi, tahrik sistemleri ve kontrol panolarıyla birlikte çalışıyor olmasıdır. Elektrik tesisatının güvenliği, robotlu sistemlerin genel güvenlik tablosunun ayrılmaz bir parçasıdır.

  • Otomotiv yan sanayi: kaynak, montaj ve besleme hatları
  • Beyaz eşya üretimi: montaj ve test istasyonları
  • Metal işleme: pres besleme, tezgah yükleme, taşlama
  • Paletleme ve depo otomasyonu: yük taşıma ve istifleme

AES’in Akreditasyon Kapsamı

AES, TÜRKAK akreditasyonuna sahip A tipi bir elektrik muayene kuruluşudur. AES’in akreditasyon kapsamı yalnızca ‘6.1 Elektrik Tesisatı’ muayenesi ile sınırlıdır. Bu kapsam, robotlu sistemlerin elektrik tesisatına ilişkin muayene faaliyetlerini içerir; robot veya kobotların mekanik güvenlik uygunluğunun belgelendirilmesi ya da robot güvenlik standartlarına uygunluk değerlendirmesi bu kapsamın dışındadır.

Robotlu üretim ortamlarında elektrik tesisatı güvenliği, genel iş güvenliğinin kritik bir bileşenidir; ancak bu sayfadaki robot güvenliği standartlarına ilişkin içerik, AES’in akreditasyon kapsamının değil, genel teknik bilgilendirmenin bir parçasıdır.

  • AES: TÜRKAK akrediteli A tipi elektrik muayene kuruluşu
  • Akreditasyon kapsamı: yalnızca 6.1 Elektrik Tesisatı
  • Robot/kobot mekanik güvenlik belgelendirmesi kapsam dışıdır

Bilgilendirme Notu

AES bir Onaylanmış Kuruluş (Notified Body) veya belgelendirme kuruluşu DEĞİLDİR; robot/kobot CE veya ISO 10218 uygunluk belgesi düzenlemez.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yetkili mühendis teknik değerlendirmesi çerçevesindedir. Bir robotlu sistemin güvenliğine ilişkin nihai karar, uygulamaya özgü risk değerlendirmesi ve yetkili mühendis incelemesi gerektirir.

İlgili Hizmetler

Sık Sorulan Sorular

ISO 10218-1 ile ISO 10218-2 arasındaki fark nedir?

ISO 10218-1 robotun kendisine yönelik güvenlik gereksinimlerini tanımlar ve robot üreticisini muhatap alır. ISO 10218-2 ise robotun bir uygulama veya hücre içinde entegrasyonuna ilişkin gereksinimleri kapsar ve entegratörü muhatap alır. Kısaca biri robotun, diğeri robotlu sistemin güvenliğini ele alır.

ISO/TS 15066 hâlâ geçerli mi?

ISO/TS 15066, işbirlikçi (kobot) uygulamalar için biyomekanik sınırları ve tasarım ilkelerini tanımlayan teknik şartnamedir. Şubat 2025’te yayımlanan ISO 10218 revizyonuyla bu gereksinimlerin büyük bölümü standart serisinin içine taşınmıştır; yine de konunun anlaşılmasında temel referans olmayı sürdürür.

Dört işbirliği yöntemi nelerdir?

Güvenlik dereceli izlemeli durdurma, el ile kılavuzlama, hız ve ayrım izleme (SSM) ve güç ve kuvvet sınırlama (PFL). SSM temasın hiç oluşmamasını hedeflerken; PFL, olası temasın yaralanmaya yol açmayacak biyomekanik sınırların altında tutulmasını esas alır. Bu yöntemler tek başına veya birlikte uygulanabilir.

Kobot güvenlik standartları robotların CE işareti almasında zorunlu mu?

Robotlu makineler AB Makine Tüzüğü (EU) 2023/1230 kapsamındadır ve CE işareti temel sağlık ve güvenlik gereksinimlerinin karşılanmasına dayanır. Uyumlaştırılmış standart olan EN ISO 10218 serisinin uygulanması uygunluk karinesi sağladığından, bu standartlar CE uyum sürecinin teknik temelini oluşturur.

AES robot veya kobotlara güvenlik belgesi düzenleyebilir mi?

Hayır. AES bir Onaylanmış Kuruluş veya belgelendirme kuruluşu değildir ve robot/kobot CE ya da ISO 10218 uygunluk belgesi düzenlemez. AES’in TÜRKAK akreditasyonu yalnızca 6.1 Elektrik Tesisatı muayenesi ile sınırlıdır.

Robot güvenliği için risk değerlendirmesi neden gereklidir?

Bir robotun ‘işbirlikçi’ olması güvenliği tek başına garanti etmez; güvenlik uygulamanın bütününe bağlıdır. ISO 12100 metodolojisiyle yürütülen risk değerlendirmesi, hangi işbirliği yönteminin ve hangi emniyet performans seviyesinin (EN ISO 13849) gerektiğini belirler. Bu, uygulamaya özgü ve yetkili mühendis değerlendirmesi gerektiren bir süreçtir.