Aes thumbnail

4857 Sayili İş Kanunu

İŞ KANUNU 
Kanun Numarası 
Kabul Tarihi 
Yayımlandığı Resmî Gazete  : Tarih: 10/6/2003 
Yayımlandığı Düstur 
: 4857 
: 22/5/2003 
: Tertip: 5 
Sayı: 25134  
Cilt: 42  
BİRİNCİ BÖLÜM 
Genel Hükümler 
Amaç ve kapsam 
Madde 1 - Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan 
işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. 
Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin 
işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. 
İşyerleri,  işverenler,  işveren  vekilleri  ve  işçiler,  3  üncü  maddedeki  bildirim  gününe 
bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar. 
Tanımlar 
Madde  2  -  Bir  iş  sözleşmesine  dayanarak  çalışan  gerçek  kişiye  işçi,  işçi  çalıştıran 
gerçek  veya  tüzel  kişiye  yahut  tüzel  kişiliği  olmayan  kurum  ve  kuruluşlara  işveren,  işçi  ile 
işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek 
amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. 
İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve 
aynı  yönetim  altında  örgütlenen  yerler  (işyerine  bağlı  yerler)  ile  dinlenme,  çocuk  emzirme, 
yemek,  uyku,  yıkanma,  muayene  ve  bakım,  beden  ve  meslekî  eğitim  ve  avlu  gibi  diğer 
eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. 
İşyeri,  işyerine  bağlı  yerler,  eklentiler  ve  araçlar  ile  oluşturulan  iş  organizasyonu 
kapsamında bir bütündür. 
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)  
İşveren  adına  hareket  eden  ve  işin,  işyerinin  ve  işletmenin  yönetiminde  görev  alan 
kimselere  işveren  vekili  denir.  İşveren  vekilinin  bu  sıfatla  işçilere  karşı  işlem  ve 
yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. 
Bu  Kanunda  işveren  için  öngörülen  her  çeşit  sorumluluk  ve  zorunluluklar  işveren 
vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri 
ortadan kaldırmaz. 
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde 
veya  asıl  işin  bir  bölümünde  işletmenin  ve  işin  gereği  ile  teknolojik  nedenlerle  uzmanlık 
gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte 
çalıştıran  diğer  işveren  ile  iş  aldığı  işveren  arasında  kurulan  ilişkiye  asıl  işveren-alt  işveren 
ilişkisi  denir.  Bu  ilişkide  asıl  işveren,  alt  işverenin  işçilerine  karşı  o  işyeri  ile  ilgili  olarak  bu 
Kanundan,  iş  sözleşmesinden  veya  alt  işverenin  taraf  olduğu  toplu  iş  sözleşmesinden  doğan 
yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 
 
 
 
Asıl  işverenin  işçilerinin  alt  işveren  tarafından  işe  alınarak  çalıştırılmaya  devam 
ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt 
işveren  ilişkisi  kurulamaz.  Aksi  halde  ve  genel  olarak  asıl  işveren  alt  işveren  ilişkisinin 
muvazaalı  işleme  dayandığı  kabul  edilerek  alt  işverenin  işçileri  başlangıçtan  itibaren  asıl 
işverenin  işçisi  sayılarak  işlem  görürler.  İşletmenin  ve  işin  gereği  ile  teknolojik  nedenlerle 
uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.  
(Ek  fıkra:  1/7/2006-5538/18  md.)  Kanuna  veya  Cumhurbaşkanlığı  kararnamesine 
dayanılarak  kurulan  kamu  kurum  ve  kuruluşları  ile  bunların  doğrudan  veya  dolaylı  olarak 
sermayesinin  en  az  yüzde  ellisine  sahip  oldukları  ortaklıklarda,  4734  sayılı  Kamu  İhale 
Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler 
gereğince, yüklenici aracılığıyla çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına dayanarak;1 
a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait kadro veya pozisyonlara atanmaya, 
b)  Bu  kurum,  kuruluş  ve  ortaklıklara  ait  işyerlerinin  kadro  veya  pozisyonlarında 
çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine 
göre belirlenen her türlü malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya, 
hak kazanamazlar.  
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde yükleniciler 
dışında  kalan  işverenler  tarafından  çalıştırılanlar  ile  bu  işyerlerinin  tâbi  oldukları  ihale 
mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte 
doğrudan  kendileri  çalışanlar  da  aynı  hükümlere  tâbidir.  Sekizinci  fıkrada  belirtilen  kurum, 
kuruluş  veya  ortaklıkların  sermayesine  katıldıkları  ortaklıkların  kadro  veya  pozisyonlarında 
çalışan  işçilerin,  ortak  durumundaki  kamu  kurum,  kuruluş  veya  ortaklıkların  kadro  veya 
pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda geçerli olan malî haklar ile 
sosyal  yardımlardan  yararlanma  talepleri  hakkında  da  sekizinci  fıkra  hükümleri  uygulanır. 
Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere; 
a)  İşe  alınacak  kişilerin  belirlenmesi  ve  işten  çıkarma  yetkisinin  kamu  kurum, 
kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması, 
b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha 
önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması, 
yönünde hükümler konulamaz. 
İşyerini bildirme 
Madde  3  -  Bu  Kanunun  kapsamına  giren  nitelikte  bir  işyerini  kuran,  her  ne  suretle 
olursa  olsun  devralan,  çalışma  konusunu  kısmen  veya  tamamen  değiştiren  veya  herhangi  bir 
sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan 
işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut 
unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde 
bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır. 
1  2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunun verdiği 
yetkiye” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
(Değişik  ikinci  fıkra:  15/5/2008-5763/1  md.)  Bu  Kanunun  2  nci  maddesinin  altıncı 
fıkrasına  göre  iş  alan  alt  işveren;  kendi  işyerinin  tescili  için  asıl  işverenden  aldığı  yazılı  alt 
işverenlik  sözleşmesi  ve  gerekli  belgelerle  birlikte,  birinci  fıkra  hükmüne  göre  bildirim 
yapmakla  yükümlüdür.  Bölge  müdürlüğünce  tescili  yapılan  bu  işyerine  ait  belgeler 
gerektiğinde  iş  müfettişlerince  incelenir.  İnceleme  sonucunda  muvazaalı  işlemin  tespiti 
halinde,  bu tespite ilişkin  gerekçeli müfettiş  raporu  işverenlere  tebliğ  edilir.  Bu  rapora  karşı 
tebliğ  tarihinden  itibaren  otuz  iş  günü  içinde  işverenlerce  yetkili  iş  mahkemesine  itiraz 
edilebilir. (Değişik beşinci cümle: 16/9/2014-6552/1 md.) İtiraz üzerine görülecek olan dava 
basit  yargılama  usulüne  göre  dört  ay  içinde  sonuçlandırılır.  Mahkemece  verilen  kararın 
temyizi  hâlinde  Yargıtay  altı  ay  içinde  kesin  olarak  karar  verir.  Kamu  idarelerince  bu 
raporlara  karşı  yetkili  iş  mahkemelerine  itiraz  edilmesi  ve  mahkeme  kararlarına  karşı  diğer 
kanun  yollarına  başvurulması  zorunludur.  Rapora  otuz  iş  günü  içinde  itiraz  edilmemiş  veya 
mahkeme  muvazaalı  işlemin  tespitini  onamış  ise  tescil  işlemi  iptal  edilir  ve  alt  işverenin 
işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.23 
(Ek  fıkra:11/6/2003-4884/10  md.)  Ancak,  şirketlerin  tescil  kayıtları  ise  ticaret  sicili 
memurluklarının  gönderdiği  belgeler  üzerinden  yapılır  ve  bu  belgeler  ilgili  ticaret  sicili 
memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine 
gönderilir. 
(Ek  fıkra:  15/5/2008-5763/1  md.)  Asıl  işveren-alt  işveren  ilişkisinin  kurulması, 
bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin 
usul  ve  esaslar,  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı  tarafından  çıkarılacak  yönetmelikle 
belirlenir. 
İstisnalar 
Madde  4  -Aşağıda  belirtilen  işlerde  ve  iş  ilişkilerinde  bu  Kanun  hükümleri 
uygulanmaz;  
a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,  
b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde 
veya işletmelerinde, 
c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri, 
d)  Bir  ailenin  üyeleri  ve  3  üncü  dereceye  kadar  (3  üncü  derece  dahil)  hısımları 
arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,  
e) Ev hizmetlerinde, 
f) (…)4 çıraklar hakkında, 
g) Sporcular hakkında,  
2  10/9/2014  tarihli  ve  6552  sayılı  Kanunun  1  inci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “altı  iş  günü” 
ibareleri “otuz iş günü” şeklinde değiştirilmiştir. 
3  10/9/2014  tarihli  ve  6552  sayılı  Kanunun  1  inci  maddesiyle,  bu  fıkranın  beşinci  cümlesinin 
değiştirilmesi hüküm altına alınmış olmakla birlikte, iki cümle şeklindeki düzenleme yerine işlenmiştir. 
4  20/6/2012  tarihli  ve  6331  sayılı  Kanunun  37  nci  maddesiyle,  bu  bentte  yer  alan  “İş  sağlığı  ve 
güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. 
 
 
h) Rehabilite edilenler hakkında, 
ı)  507  sayılı  Esnaf  ve  Sanatkârlar  Kanununun  2  nci  maddesinin  tarifine  uygun  üç 
kişinin çalıştığı işyerlerinde. 
Şu kadar ki; 
a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan 
yükleme ve boşaltma işleri,  
b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler, 
c)  Tarım  sanatları  ile  tarım  aletleri,  makine  ve  parçalarının  yapıldığı  atölye  ve 
fabrikalarda görülen işler,  
d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,  
e) Halkın faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe 
işleri, 
f)  Deniz  İş  Kanunu  kapsamına  girmeyen  ve  tarım  işlerinden  sayılmayan,  denizlerde 
çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler, 
Bu Kanun hükümlerine tabidir. 
Eşit davranma ilkesi 
Madde  5  –  (Ek:  6/2/2014-6518/57  md.)  İş  ilişkisinde  dil,  ırk,  renk,  cinsiyet, 
engellilik,  siyasal  düşünce,  felsefî  inanç,  din  ve  mezhep  ve  benzeri  sebeplere  dayalı  ayrım 
yapılamaz. 
İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan 
işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. 
İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş 
sözleşmesinin  yapılmasında,  şartlarının  oluşturulmasında,  uygulanmasında  ve  sona 
ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. 
Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. 
İşçinin  cinsiyeti  nedeniyle  özel  koruyucu  hükümlerin  uygulanması,  daha  düşük  bir 
ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. 
İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında 
işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını 
da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır. 
20  nci  madde  hükümleri  saklı  kalmak  üzere  işverenin  yukarıdaki  fıkra  hükümlerine 
aykırı  davrandığını  işçi  ispat  etmekle  yükümlüdür.  Ancak,  işçi  bir  ihlalin  varlığı  ihtimalini 
güçlü bir  biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle  bir ihlalin  mevcut 
olmadığını ispat etmekle yükümlü olur. 
İşyerinin veya bir bölümünün devri 
Madde  6  -  İşyeri  veya  işyerinin  bir  bölümü  hukukî  bir  işleme  dayalı  olarak  başka 
birine  devredildiğinde,  devir  tarihinde  işyerinde  veya  bir  bölümünde  mevcut  olan  iş 
sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. 
Devralan  işveren,  işçinin  hizmet  süresinin  esas  alındığı  haklarda,  işçinin  devreden 
 
 
işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. 
Yukarıdaki  hükümlere  göre  devir  halinde,  devirden  önce  doğmuş  olan  ve  devir 
tarihinde  ödenmesi  gereken  borçlardan  devreden  ve  devralan  işveren  birlikte  sorumludurlar. 
Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl 
ile sınırlıdır. 
Tüzel  kişiliğin  birleşme  veya  katılma  ya  da  türünün  değişmesiyle  sona  erme  halinde 
birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. 
Devreden  veya  devralan  işveren  iş  sözleşmesini  sırf  işyerinin  veya  işyerinin  bir 
bölümünün  devrinden  dolayı  feshedemez  ve  devir  işçi  yönünden  fesih  için  haklı  sebep 
oluşturmaz.  Devreden  veya  devralan  işverenin  ekonomik  ve  teknolojik  sebeplerin  yahut  iş 
organizasyonu  değişikliğinin  gerekli  kıldığı  fesih  hakları  veya  işçi  ve  işverenlerin  haklı 
sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. 
Yukarıdaki  hükümler,  iflas  dolayısıyla  malvarlığının  tasfiyesi  sonucu  işyerinin  veya 
bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz. 
Geçici iş ilişkisi 
Madde 7 - (Değişik: 6/5/2016-6715/1 md.)  
Geçici iş ilişkisi, özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde veya 
aynı  şirketler  topluluğuna  bağlı  başka  bir  işyerinde  görevlendirme  yapılmak  suretiyle 
kurulabilir. 
Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin verilen 
özel  istihdam  bürosunun  bir  işverenle  geçici  işçi  sağlama  sözleşmesi  yaparak  bir  işçisini 
geçici olarak bu işverene devri ile; 
a) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 74 üncü maddesinde belirtilen 
hâllerde, işçinin askerlik hizmeti hâlinde ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı diğer hâllerde, 
b) Mevsimlik tarım işlerinde, 
c) Ev hizmetlerinde, 
d) İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde, 
e)  İş  sağlığı  ve  güvenliği  bakımından  acil  olan  işlerde  veya  üretimi  önemli  ölçüde 
etkileyen zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması hâlinde, 
f) İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını 
gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması hâlinde, 
g) Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde, 
kurulabilir. 
Geçici  işçi  sağlama  sözleşmesi  ikinci  fıkranın  (a)  bendinde  sayılan  hâllerin  devamı 
süresince, (b) ve (c) bentlerinde sayılan hâllerde süre sınırı olmaksızın, diğer bentlerde sayılan 
hâllerde ise en fazla dört ay süreyle kurulabilir. Yapılan bu sözleşme ikinci fıkranın (g) bendi 
hariç toplam  sekiz  ayı  geçmemek  üzere  en fazla  iki  defa  yenilenebilir.  Geçici  işçi çalıştıran 
işveren,  belirtilen  sürenin  sonunda  aynı  iş  için  altı  ay  geçmedikçe  yeniden  geçici  işçi 
çalıştıramaz. 
Bu  Kanunun  29  uncu  maddesi  kapsamında  toplu  işçi  çıkarılan  işyerlerinde  sekiz  ay 
 
süresince,  kamu  kurum  ve  kuruluşlarında  ve  yer  altında  maden  çıkarılan  işyerlerinde  bu 
maddenin ikinci fıkrası kapsamında geçici iş ilişkisi kurulamaz. 
Geçici  işçi  çalıştıran  işveren,  grev  ve  lokavtın  uygulanması  sırasında  18/10/2012 
tarihli  ve  6356  sayılı  Sendikalar  ve  Toplu  İş  Sözleşmesi  Kanununun  65  inci  maddesi 
hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçici iş ilişkisiyle işçi çalıştıramaz. 
İkinci fıkranın (f) bendi kapsamında geçici iş ilişkisi ile çalıştırılan işçi sayısı, işyerinde 
çalıştırılan işçi sayısının dörtte birini geçemez. Ancak, on ve daha az işçi çalıştırılan işyerlerinde 
beş  işçiye  kadar  geçici  iş  ilişkisi  kurulabilir.  İşçi  sayısının  tespitinde,  kısmi  süreli  iş 
tam  süreli  çalışmaya 
sözleşmesine  göre  çalışanlar,  çalışma  süreleri  dikkate  alınarak 
dönüştürülür. Geçici işçi sağlama sözleşmesi ile çalışan işçi, 30 uncu maddenin uygulanmasında 
özel istihdam bürosu ve geçici işçi çalıştıran işverenin işçi sayısına dâhil edilmez. 
Geçici işçi çalıştıran işveren, iş sözleşmesi feshedilen işçisini fesih tarihinden itibaren 
altı ay geçmeden geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştıramaz. 
Geçici işçi, geçici işçi çalıştıran işverenden özel istihdam bürosunun hizmet bedeline 
mahsup edilmek üzere avans veya borç alamaz. 
Geçici işçi çalıştıran işveren; 
a) İşin gereği ve geçici işçi sağlama sözleşmesine uygun olarak geçici işçisine talimat 
verme yetkisine sahiptir. 
b)  İşyerindeki  açık  iş  pozisyonlarını  geçici  işçisine  bildirmek  ve  Türkiye  İş  Kurumu 
tarafından istenecek belgeleri belirlenen sürelerle saklamakla yükümlüdür. 
c) Geçici işçinin iş kazası ve meslek hastalığı hâllerini özel istihdam bürosuna derhâl, 
31/5/2006  tarihli  ve  5510  sayılı  Sosyal  Sigortalar  ve  Genel  Sağlık  Sigortası  Kanununun  13 
üncü ve 14 üncü maddelerine göre ilgili mercilere bildirmekle yükümlüdür. 
d) Geçici işçileri çalıştıkları dönemlerde, işyerindeki sosyal hizmetlerden eşit muamele 
istihdam 
işçiler,  çalışmadıkları  dönemlerde 
ise  özel 
ilkesince  yararlandırır.  Geçici 
bürosundaki eğitim ve çocuk bakım hizmetlerinden yararlandırılır. 
e) İşyerindeki geçici işçilerin istihdam durumuna ilişkin bilgileri varsa işyeri sendika 
temsilcisine bildirmekle yükümlüdür. 
f)  20/6/2012  tarihli  ve  6331  sayılı  İş  Sağlığı  ve  Güvenliği  Kanununun  17  nci 
maddesinin  altıncı  fıkrasında  öngörülen  eğitimleri  vermekle  ve  iş  sağlığı  ve  güvenliği 
açısından gereken tedbirleri almakla, geçici işçi de bu eğitimlere katılmakla yükümlüdür. 
Geçici  işçinin,  geçici  işçiyi  çalıştıran  işverenin  işyerindeki  çalışma  süresince  temel 
çalışma koşulları, bu işçilerin aynı işveren tarafından aynı iş için doğrudan istihdamı hâlinde 
sağlanacak koşulların altında olamaz. 
Geçici iş ilişkisinde işveren özel istihdam bürosudur. Özel istihdam bürosu aracılığıyla 
geçici  iş  ilişkisi,  geçici  işçi  ile  iş  sözleşmesi,  geçici  işçi  çalıştıran  işveren  ile  geçici  işçi 
sağlama  sözleşmesi  yapmak  suretiyle  yazılı  olarak  kurulur.  Özel  istihdam  bürosu  ile  geçici 
işçi  çalıştıran  işveren  arasında  yapılacak  geçici  işçi  sağlama  sözleşmesinde;  sözleşmenin 
başlangıç ve bitiş tarihi, işin niteliği, özel istihdam bürosunun hizmet bedeli, varsa geçici işçi 
çalıştıran  işverenin  ve  özel  istihdam  bürosunun  özel  yükümlülükleri  yer  alır.  Geçici  işçinin, 
Türkiye  İş  Kurumundan  veya  bir  başka  özel  istihdam  bürosundan  hizmet  almasını  ya  da  iş 
görme  edimini  yerine  getirdikten  sonra  geçici  işçi  olarak  çalıştığı  işveren  veya  farklı  bir 
işverenin  işyerinde  çalışmasını  engelleyen  hükümler  konulamaz.  Geçici  işçi  ile  yapılacak  iş 
sözleşmesinde, işçinin ne kadar süre içerisinde işe çağrılmazsa haklı nedenle iş sözleşmesini 
feshedebileceği belirtilir. Bu süre üç ayı geçemez. 
İkinci fıkranın (f) bendi kapsamında kurulan geçici iş ilişkisinde, geçici işçi çalıştıran 
işveren  işyerinde  bir  ayın  üzerinde  çalışan  geçici  işçilerin  ücretlerinin  ödenip  ödenmediğini 
çalıştığı  süre  boyunca  her  ay  kontrol  etmekle,  özel  istihdam  bürosu  ise  ücretin  ödendiğini 
gösteren  belgeleri  aylık  olarak  geçici  işçi  çalıştıran  işverene  ibraz  etmekle  yükümlüdür. 
Geçici  işçi  çalıştıran  işveren,  ödenmeyen  ücretler  mevcut  ise  bunlar  ödenene  kadar  özel 
istihdam  bürosunun  alacağını  ödemeyerek,  özel  istihdam  bürosunun  alacağından  mahsup 
etmek kaydıyla geçici işçilerin en çok üç aya kadar olan ücretlerini doğrudan işçilerin banka 
hesabına  yatırır.  Ücreti ödenmeyen  işçiler  ve  ödenmeyen  ücret tutarları geçici  işçi  çalıştıran 
işveren tarafından çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirilir. 
Sözleşmede  belirtilen  sürenin  dolmasına  rağmen  geçici  iş  ilişkisinin  devam  etmesi 
hâlinde,  geçici  işçi  çalıştıran  işveren  ile  işçi  arasında  sözleşmenin  sona  erme  tarihinden 
itibaren  belirsiz  süreli  iş  sözleşmesi  kurulmuş  sayılır.  Bu  durumda  özel  istihdam  bürosu 
işçinin  geçici  iş  ilişkisinden  kaynaklanan  ücretinden,  işçiyi  gözetme  borcundan  ve  sosyal 
sigorta primlerinden sözleşme süresiyle sınırlı olmak üzere sorumludur. 
Geçici  işçi,  işyerine  ve  işe  ilişkin  olmak  kaydıyla  kusuru  ile  neden  olduğu  zarardan, 
geçici işçi çalıştıran işverene karşı sorumludur. 
İşverenin,  devir  sırasında  yazılı  rızasını  almak  suretiyle  bir  işçisini,  holding  bünyesi 
içinde  veya  aynı  şirketler  topluluğuna  bağlı  başka  bir  işyerinde  iş  görme  edimini  yerine 
getirmek üzere geçici olarak devretmesi hâlinde de geçici iş ilişkisi kurulmuş olur. Bu fıkra 
kapsamında geçici iş ilişkisi, yazılı olarak altı ayı geçmemek üzere kurulabilir ve en fazla iki 
defa yenilenebilir. İşçisini geçici olarak devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü devam 
eder.  Geçici  iş  ilişkisi  kurulan  işveren,  işçinin  kendisinde  çalıştığı  sürede  ödenmeyen 
ücretinden,  işçiyi  gözetme  borcundan  ve  sosyal  sigorta  primlerinden,  devreden  işveren  ile 
birlikte  sorumludur.  Dördüncü,  beşinci,  onuncu  ve  on  dördüncü  fıkralar  ve  dokuzuncu 
fıkranın  (a)  ve  (f)  bentleri  ile  (d)  bendinin  birinci  cümlesinde  düzenlenen  hak  ve 
yükümlülükler bu fıkraya göre kurulan geçici iş ilişkisinde de uygulanır. 
İKİNCİ BÖLÜM 
İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi 
Tanım ve şekil 
Madde  8  -  İş  sözleşmesi,  bir  tarafın  (işçi)  bağımlı  olarak  iş  görmeyi,  diğer  tarafın 
(işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi 
belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir. 
Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. 
 
Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. 
Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel 
çalışma  koşullarını,  günlük  ya  da  haftalık  çalışma  süresini,  temel  ücreti  ve  varsa  ücret 
eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların 
uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir 
ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki 
aylık  süre  dolmadan  sona  ermiş  ise,  bu  bilgilerin  en  geç  sona  erme  tarihinde  işçiye  yazılı 
olarak verilmesi zorunludur. 
Türü ve çalışma biçimlerini belirleme serbestisi 
Madde  9  -  Taraflar  iş  sözleşmesini,  Kanun  hükümleriyle  getirilen  sınırlamalar  saklı 
kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler. 
İş  sözleşmeleri  belirli  veya  belirsiz  süreli  yapılır.  Bu  sözleşmeler  çalışma  biçimleri 
bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir. 
Sürekli ve süreksiz işlerdeki iş sözleşmeleri 
Madde  10  -  Nitelikleri  bakımından  en  çok  otuz  iş  günü  süren  işlere  süreksiz  iş, 
bundan fazla devam edenlere sürekli iş denir. 
Bu Kanunun 3, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 53, 54, 55, 56, 
57,  58,  59,  75,  80  ve  geçici  6  ncı  maddeleri  süreksiz  işlerde  yapılan  iş  sözleşmelerinde 
uygulanmaz. Süreksiz işlerde, bu maddelerde düzenlenen konularda Borçlar Kanunu hükümleri 
uygulanır. 
Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi 
Madde 11 - İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz 
süreli  sayılır.  Belirli  süreli  işlerde  veya  belli  bir  işin  tamamlanması  veya  belirli  bir  olgunun 
ortaya  çıkması  gibi  objektif  koşullara  bağlı  olarak  işveren  ile  işçi  arasında  yazılı  şekilde 
yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.  
Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) 
yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. 
Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar. 
Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımın sınırları 
Madde 12 - Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden 
olmadıkça,  salt  iş  sözleşmesinin  süreli  olmasından  dolayı  belirsiz  süreli  iş  sözleşmesiyle 
çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. 
Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek 
 
 
 
 
ücret  ve  paraya  ilişkin  bölünebilir  menfaatler,  işçinin  çalıştığı  süreye  orantılı  olarak  verilir. 
Herhangi  bir  çalışma  şartından  yararlanmak  için  aynı  işyeri  veya  işletmede  geçirilen  kıdem 
arandığında  belirli  süreli  iş  sözleşmesine  göre  çalışan  işçi  için  farklı  kıdem  uygulanmasını 
haklı  gösteren  bir  neden  olmadıkça,  belirsiz  süreli  iş  sözleşmesi  ile  çalışan  emsal  işçi 
hakkında esas alınan kıdem uygulanır. 
Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan 
işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde 
aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.  
Kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi 
Madde  13  -  İşçinin  normal  haftalık  çalışma  süresinin,  tam  süreli  iş  sözleşmesiyle 
çalışan  emsal  işçiye  göre  önemli  ölçüde  daha  az  belirlenmesi  durumunda  sözleşme  kısmî 
süreli iş sözleşmesidir. 
Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, 
salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme 
tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam 
süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.  
Emsal  işçi,  işyerinde  aynı  veya  benzeri  işte  tam  süreli  çalıştırılan  işçidir.  İşyerinde 
böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi 
üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır. 
İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî süreliden 
tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri işverence dikkate alınır ve 
boş yerler zamanında duyurulur.  
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/21 md.) Bu kanunun 74 üncü maddesinde öngörülen izinlerin 
bitiminden  sonra  mecburi  ilköğretim  çağının  başladığı  tarihi  takip  eden  ay  başına  kadar  bu 
maddeye  göre  ebeveynlerden  biri  kısmi  süreli  çalışma  talebinde  bulunabilir.  Bu  talep  işveren 
tarafından karşılanır ve geçerli fesih nedeni sayılmaz. Bu fıkra kapsamında kısmi süreli çalışmaya 
başlayan işçi, aynı çocuk için bir daha bu haktan faydalanmamak üzere tam zamanlı çalışmaya 
dönebilir.  Kısmi  süreli  çalışmaya  geçen  işçinin  tam  zamanlı  çalışmaya  başlaması  durumunda 
yerine işe alınan işçinin iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Bu haktan faydalanmak veya tam 
zamanlı çalışmaya geri dönmek isteyen işçi işverene bunu en az bir ay önce yazılı olarak bildirir. 
Ebeveynlerden birinin çalışmaması hâlinde, çalışan eş kısmi süreli çalışma talebinde bulunamaz. 
Üç  yaşını  doldurmamış  bir  çocuğu  eşiyle  birlikte  veya  münferiden  evlat  edinenler  de  çocuğun 
fiilen teslim edildiği tarihten itibaren bu haktan faydalanır. 
(Ek  fıkra:  29/1/2016-6663/21  md.)  Beşinci  fıkra  kapsamında  hangi  sektör  veya 
işlerde kısmi çalışma yapılabileceği ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal 
Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. 
 
 
Çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma5 
Madde 14 - Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine 
ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, 
çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir. 
Hafta,  ay  veya  yıl  gibi  bir  zaman  dilimi  içinde  işçinin  ne  kadar  süreyle  çalışacağını 
taraflar  belirlemedikleri  takdirde,  haftalık  çalışma  süresi  yirmi  saat  kararlaştırılmış  sayılır. 
Çağrı  üzerine  çalıştırılmak  için  belirlenen  sürede  işçi  çalıştırılsın  veya  çalıştırılmasın  ücrete 
hak kazanır. 
İşçiden  iş  görme  borcunu  yerine  getirmesini  çağrı  yoluyla  talep  hakkına  sahip  olan 
işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce 
yapmak  zorundadır.  Süreye  uygun  çağrı  üzerine  işçi  iş  görme  edimini  yerine  getirmekle 
yükümlüdür.  Sözleşmede  günlük  çalışma  süresi  kararlaştırılmamış  ise,  işveren  her  çağrıda 
işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır. 
(Ek  fıkra:  6/5/2016-6715/2  md.)  Uzaktan  çalışma;  işçinin,  işveren  tarafından 
oluşturulan  iş  organizasyonu  kapsamında  iş  görme  edimini  evinde  ya  da  teknolojik  iletişim 
araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. 
(Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.) Dördüncü fıkraya göre yapılacak iş sözleşmesinde; 
işin  tanımı,  yapılma  şekli,  işin  süresi  ve  yeri,  ücret  ve  ücretin  ödenmesine  ilişkin  hususlar, 
işveren  tarafından  sağlanan  ekipman  ve  bunların  korunmasına  ilişkin  yükümlülükler, 
işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümler yer alır. 
(Ek  fıkra:  6/5/2016-6715/2  md.)  Uzaktan  çalışmada  işçiler,  esaslı  neden  olmadıkça 
salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, 
uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı 
ve  güvenliği  önlemleri  hususunda  çalışanı  bilgilendirmek,  gerekli  eğitimi  vermek,  sağlık 
gözetimini  sağlamak  ve  sağladığı  ekipmanla  ilgili  gerekli  iş  güvenliği  tedbirlerini  almakla 
yükümlüdür. 
(Ek  fıkra:  6/5/2016-6715/2  md.)  Uzaktan  çalışmanın  usul  ve  esasları,  işin  niteliği 
dikkate  alınarak  hangi  işlerde  uzaktan  çalışmanın  yapılamayacağı,  verilerin  korunması  ve 
paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususlar Çalışma ve Sosyal 
Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. 
Deneme süreli iş sözleşmesi 
Madde 15 - Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi 
en çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. 
Deneme  süresi  içinde  taraflar  iş  sözleşmesini  bildirim  süresine  gerek  olmaksızın  ve 
tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.  
5 6/5/2016 tarih ve 6715 sayılı Kanınun 2 nci maddesiyle bu madde başlığı “Çağrı üzerine çalışma” 
iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 
 
 
 
Takım sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleri 
Madde  16  -  Birden  çok  işçinin  meydana  getirdiği  bir  takımı  temsilen  bu  işçilerden 
birinin, takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım sözleşmesi denir. 
Takım  sözleşmesinin,  oluşturulacak  iş  sözleşmeleri  için  hangi  süre  kararlaştırılmış 
olursa olsun, yazılı yapılması gerekir. Sözleşmede her işçinin kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı 
gösterilir. 
Takım  sözleşmesinde  isimleri  yazılı  işçilerden  her  birinin  işe  başlamasıyla,  o  işçi  ile 
işveren  arasında  takım  sözleşmesinde  belirlenen  şartlarla  bir  iş  sözleşmesi  yapılmış  sayılır. 
Ancak,  takım  sözleşmesi  hakkında  Borçlar  Kanununun  110  uncu  maddesi  hükmü  de 
uygulanır. 
İşe başlamasıyla iş  sözleşmesi kurulan işçilere ücretlerini işveren veya işveren vekili 
her  birine  ayrı  ayrı  ödemek  zorundadır.  Takım  kılavuzu  için,  takıma  dahil  işçilerin 
ücretlerinden işe aracılık veya benzeri bir nedenle kesinti yapılamaz. 
Süreli fesih 
Madde  17  -  Belirsiz  süreli  iş  sözleşmelerinin  feshinden  önce  durumun  diğer  tarafa 
bildirilmesi gerekir. 
İş sözleşmeleri; 
a)  İşi  altı  aydan  az  sürmüş  olan  işçi  için,  bildirimin  diğer  tarafa  yapılmasından 
başlayarak iki hafta sonra,  
b)  İşi  altı  aydan  birbuçuk  yıla  kadar  sürmüş  olan  işçi  için,  bildirimin  diğer  tarafa 
yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, 
c)  İşi  birbuçuk  yıldan  üç  yıla  kadar  sürmüş  olan  işçi  için,  bildirimin  diğer  tarafa 
yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,  
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta 
sonra, 
feshedilmiş sayılır.  
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.  
Bildirim  şartına  uymayan  taraf,  bildirim  süresine  ilişkin  ücret  tutarında  tazminat 
ödemek zorundadır.  
İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.  
İşverenin  bildirim  şartına  uymaması  veya  bildirim  süresine  ait  ücreti  peşin  ödeyerek 
sözleşmeyi  feshetmesi,  bu  Kanunun  18,  19,  20  ve  21  inci  maddesi  hükümlerinin 
uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 
ve  21  inci  maddelerinin  uygulanma  alanı  dışında  kalan  işçilerin  iş  sözleşmesinin,  fesih 
hakkının  kötüye  kullanılarak  sona  erdirildiği  durumlarda  işçiye  bildirim  süresinin  üç  katı 
tutarında  tazminat  ödenir.  Fesih  için  bildirim  şartına  da  uyulmaması  ayrıca  dördüncü  fıkra 
uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. 
 
Bu  maddeye  göre  ödenecek  tazminatlar  ile  bildirim  sürelerine  ait  peşin  ödenecek 
ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış 
para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde 
tutulur.  
Feshin geçerli sebebe dayandırılması 
Madde  18  -  Otuz  veya  daha  fazla  işçi  çalıştıran  işyerlerinde  en  az  altı  aylık  kıdemi 
olan  işçinin  belirsiz  süreli  iş  sözleşmesini  fesheden  işveren,  işçinin  yeterliliğinden  veya 
davranışlarından  ya  da  işletmenin,  işyerinin  veya  işin  gereklerinden  kaynaklanan  geçerli  bir 
sebebe  dayanmak  zorundadır.  (Ek  cümle:  10/9/2014-6552/2  md.)  Yer  altı  işlerinde  çalışan 
işçilerde kıdem şartı aranmaz. 
Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. 
Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: 
a)  Sendika  üyeliği  veya  çalışma  saatleri  dışında  veya  işverenin  rızası  ile  çalışma 
saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. 
b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. 
c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine 
getirmek  için  işveren  aleyhine  idari  veya  adli  makamlara  başvurmak  veya  bu  hususta 
başlatılmış sürece katılmak.6 
d)  Irk,  renk,  cinsiyet,  medeni  hal,  aile  yükümlülükleri,  hamilelik,  doğum,  din,  siyasi 
görüş ve benzeri nedenler.  
e)  74  üncü  maddede  öngörülen  ve  kadın  işçilerin  çalıştırılmasının  yasak  olduğu 
sürelerde işe gelmemek.  
f)  Hastalık  veya  kaza  nedeniyle  25  inci  maddenin  (I)  numaralı  bendinin  (b)  alt 
bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.  
İşçinin  altı  aylık  kıdemi,  aynı  işverenin  bir  veya  değişik  işyerlerinde  geçen  süreler 
birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, 
işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.  
İşletmenin  bütününü  sevk  ve  idare  eden  işveren  vekili  ve  yardımcıları  ile  işyerinin 
bütününü  sevk  ve  idare  eden  ve  işçiyi  işe  alma  ve  işten  çıkarma  yetkisi  bulunan  işveren 
vekilleri  hakkında  bu  madde,  19  ve  21  inci  maddeler  ile  25  inci  maddenin  son  fıkrası 
uygulanmaz.  
Sözleşmenin feshinde usul 
Madde  19  -  İşveren  fesih  bildirimini  yazılı  olarak  yapmak ve  fesih  sebebini  açık  ve 
kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.  
6 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle; bu bentte  yer alan “Mevzuattan veya 
sözleşmeden  doğan  haklarını  takip”  ibaresinden  sonra  gelmek  üzere  “veya  yükümlülüklerini  yerine 
getirmek” ibaresi eklenmiştir. 
 
 
 
Hakkındaki  iddialara  karşı  savunmasını  almadan  bir  işçinin  belirsiz  süreli  iş 
sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 
25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.  
Fesih bildirimine itiraz ve usulü  
Madde  20  –  (Değişik  birinci  fıkra:  12/10/2017-7036/11  md.)  İş  sözleşmesi 
feshedilen  işçi,  fesih  bildiriminde  sebep  gösterilmediği  veya  gösterilen  sebebin  geçerli  bir 
sebep  olmadığı  iddiası ile  fesih  bildiriminin  tebliği  tarihinden  itibaren  bir  ay  içinde  işe  iade 
talebiyle,  İş  Mahkemeleri  Kanunu  hükümleri  uyarınca  arabulucuya  başvurmak  zorundadır. 
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği 
tarihten  itibaren,  iki  hafta  içinde  iş  mahkemesinde  dava  açılabilir.  Taraflar  anlaşırlarsa 
uyuşmazlık  aynı  sürede  iş  mahkemesi  yerine  özel  hakeme  de  götürülebilir.  Arabulucuya 
başvurmaksızın  doğrudan  dava  açılması  sebebiyle  davanın  usulden  reddi  hâlinde  ret  kararı 
taraflara  resen  tebliğ  edilir.  Kesinleşen  ret  kararının  da  resen  tebliğinden  itibaren  iki  hafta 
içinde arabulucuya başvurulabilir.  
Feshin  geçerli  bir  sebebe  dayandığını  ispat  yükümlülüğü  işverene  aittir.  İşçi,  feshin 
başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.  
(Değişik  üçüncü  fıkra:  12/10/2017-7036/11  md.)  Dava  ivedilikle  sonuçlandırılır. 
Mahkemece  verilen  karar  hakkında  istinaf  yoluna  başvurulması  hâlinde,  bölge  adliye 
mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.  
(İptal  dördüncü  fıkra:  Anayasa  Mahkemesinin  19/10/2005  tarihli  ve  E.:2003/66, 
K.:2005/72 sayılı Kararı ile.) 
Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları 
Madde  21  -  İşverence  geçerli  sebep  gösterilmediği  veya  gösterilen  sebebin  geçerli 
olmadığı  mahkemece  veya  özel  hakem  tarafından  tespit  edilerek  feshin  geçersizliğine  karar 
verildiğinde,  işveren,  işçiyi  bir  ay  içinde  işe  başlatmak  zorundadır.  İşçiyi  başvurusu  üzerine 
işveren  bir  ay  içinde  işe  başlatmaz  ise,  işçiye  en  az  dört  aylık  ve  en  çok  sekiz  aylık  ücreti 
tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.  
Mahkeme  veya  özel  hakem  feshin  geçersizliğine  karar  verdiğinde,  işçinin  işe 
başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.  
Kararın  kesinleşmesine  kadar  çalıştırılmadığı  süre  için  işçiye  en  çok  dört  aya  kadar 
doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.  
(Ek  fıkra:  12/10/2017-7036/12  md.)  Mahkeme  veya  özel  hakem,  ikinci  fıkrada 
düzenlenen  tazminat  ile  üçüncü  fıkrada  düzenlenen  ücret  ve  diğer  hakları,  dava  tarihindeki 
ücreti esas alarak parasal olarak belirler.  
İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, 
yukarıdaki  fıkra  hükümlerine  göre  yapılacak  ödemeden  mahsup  edilir.  İşe  başlatılmayan 
işçiye  bildirim  süresi  verilmemiş  veya  bildirim  süresine  ait  ücret  peşin  ödenmemişse,  bu 
sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.  
 
 
İşçi  kesinleşen  mahkeme  veya  özel  hakem  kararının  tebliğinden  itibaren  on  işgünü 
içinde  işe  başlamak  için  işverene  başvuruda  bulunmak  zorundadır.  İşçi  bu  süre  içinde 
başvuruda  bulunmaz  ise,  işverence  yapılmış  olan  fesih  geçerli  bir  fesih  sayılır  ve  işveren 
sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.  
(Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin 
işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;  
a) İşe başlatma tarihini,  
b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını, 
c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal 
miktarını, 
belirlemeleri  zorunludur.  Aksi  takdirde  anlaşma  sağlanamamış  sayılır  ve  son  tutanak 
buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle 
gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.  
Bu  maddenin  birinci,  ikinci  ve  üçüncü  fıkra  hükümleri  sözleşmeler  ile  hiçbir  suretle 
değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.  
Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi 
Madde 22 - İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel 
yönetmeliği  ve  benzeri  kaynaklar  ya  da  işyeri  uygulamasıyla  oluşan  çalışma  koşullarında 
esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle 
uygun  olarak  yapılmayan  ve  işçi  tarafından  altı  işgünü  içinde  yazılı  olarak  kabul  edilmeyen 
değişiklikler  işçiyi  bağlamaz.  İşçi  değişiklik  önerisini  bu  süre  içinde  kabul  etmezse,  işveren 
değişikliğin  geçerli  bir  nedene  dayandığını  veya  fesih  için  başka  bir  geçerli  nedenin 
bulunduğunu  yazılı  olarak  açıklamak  ve  bildirim  süresine  uymak  suretiyle  iş  sözleşmesini 
feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. 
Taraflar  aralarında  anlaşarak  çalışma  koşullarını  her  zaman  değiştirebilir.  Çalışma 
koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.  
Yeni işverenin sorumluluğu 
Madde 23 - Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine 
girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini 
bırakıp  başka  bir  işverenin  işine  girerse  sözleşmenin  bu  suretle  feshinden  ötürü,  işçinin 
sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur: 
a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa. 
b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa. 
c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya devam 
ederse. 
 
 
 
İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 
Madde  24  -  Süresi  belirli  olsun  veya  olmasın  işçi,  aşağıda  yazılı  hallerde  iş 
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:  
I. Sağlık sebepleri: 
a)  İş  sözleşmesinin  konusu  olan  işin  yapılması  işin  niteliğinden  doğan  bir  sebeple 
işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. 
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka 
bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.  
II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: 
a)  İşveren  iş  sözleşmesi  yapıldığı  sırada  bu  sözleşmenin  esaslı  noktalarından  biri 
hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek 
veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. 
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde 
sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. 
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı 
verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, 
sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut 
işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.  
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması 
ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. 
e)  İşveren  tarafından  işçinin  ücreti  kanun  hükümleri  veya  sözleşme  şartlarına  uygun 
olarak hesap edilmez veya ödenmezse,  
f)  Ücretin  parça  başına  veya  iş  tutarı  üzerinden  ödenmesi  kararlaştırılıp  da  işveren 
tarafından  işçiye  yapabileceği  sayı  ve  tutardan  az  iş  verildiği  hallerde,  aradaki  ücret  farkı 
zaman esasına göre  ödenerek işçinin  eksik aldığı  ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları 
uygulanmazsa. 
III. Zorlayıcı sebepler: 
İşçinin  çalıştığı  işyerinde  bir  haftadan  fazla  süre  ile  işin  durmasını  gerektirecek 
zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. 
İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı 
Madde  25  -  Süresi  belirli  olsun  veya  olmasın  işveren,  aşağıda  yazılı  hallerde  iş 
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:  
I- Sağlık sebepleri: 
a)  İşçinin  kendi  kastından  veya  derli  toplu  olmayan  yaşayışından  yahut  içkiye 
düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu 
sebeple  doğacak  devamsızlığın  ardı  ardına  üç  iş  günü  veya  bir  ayda  beş  iş  gününden  fazla 
sürmesi.7 
7  25/4/2013  tarihli  ve  6462  sayılı  Kanunun  1  inci  maddesiyle,  bu  alt  bentte  yer  alan  “veya  sakatlığa 
uğraması halinde” ibaresi “yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
b)  İşçinin  tutulduğu  hastalığın  tedavi  edilemeyecek  nitelikte  olduğu  ve  işyerinde 
çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. 
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi 
hallerde  işveren  için  iş  sözleşmesini  bildirimsiz  fesih  hakkı;  belirtilen  hallerin  işçinin 
işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından 
sonra  doğar.  Doğum  ve  gebelik  hallerinde  bu  süre  74  üncü  maddedeki  sürenin  bitiminde 
başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için 
ücret işlemez.  
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: 
a)  İş  sözleşmesi  yapıldığı  sırada  bu  sözleşmenin  esaslı  noktalarından  biri  için  gerekli 
vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, 
yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.  
b)  İşçinin,  işveren  yahut  bunların  aile  üyelerinden  birinin  şeref  ve  namusuna 
dokunacak  sözler  sarfetmesi  veya  davranışlarda  bulunması,  yahut  işveren  hakkında  şeref  ve 
haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. 
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. 
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine 
sataşması,  işyerine  sarhoş  yahut  uyuşturucu  madde  almış  olarak  gelmesi  ya  da  işyerinde  bu 
maddeleri kullanması.8 
e)  İşçinin,  işverenin  güvenini  kötüye  kullanmak,  hırsızlık  yapmak,  işverenin  meslek 
sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. 
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen 
bir suç işlemesi. 
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına 
iki işgünü veya bir ay içinde  iki defa  herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir 
ayda üç işgünü işine devam etmemesi. 
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta 
ısrar etmesi. 
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, 
işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka 
eşya  ve  maddeleri  otuz  günlük  ücretinin  tutarıyla  ödeyemeyecek  derecede  hasara  ve  kayba 
uğratması. 
III- Zorlayıcı sebepler:  
İşçiyi  işyerinde  bir  haftadan  fazla  süre  ile  çalışmaktan  alıkoyan  zorlayıcı  bir  sebebin 
ortaya çıkması. 
IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki 
bildirim süresini aşması. 
8 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, bu alt bentte yer alan “veya 84 üncü 
maddeye  aykırı  hareket  etmesi”  ibaresi  “,  işyerine  sarhoş  yahut  uyuşturucu  madde  almış  olarak 
gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 
21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. 
Derhal fesih hakkını kullanma süresi 
Madde 26 - 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan 
hallere  dayanarak  işçi  veya  işveren  için  tanınmış  olan  sözleşmeyi  fesih  yetkisi,  iki  taraftan 
birinin  bu  çeşit  davranışlarda  bulunduğunu  diğer  tarafın  öğrendiği  günden  başlayarak  altı  iş 
günü  geçtikten  ve  her  halde  fiilin  gerçekleşmesinden  itibaren  bir  yıl  sonra  kullanılamaz. 
Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz. 
Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen 
süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.  
Yeni iş arama izni 
Madde 27- Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan 
iş  arama  iznini  iş  saatleri  içinde  ve  ücret  kesintisi  yapmadan  vermeye  mecburdur.  İş  arama 
izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek 
toplu  kullanabilir.  Ancak  iş  arama  iznini  toplu  kullanmak  isteyen  işçi,  bunu  işten  ayrılacağı 
günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.  
İşveren  yeni  iş  arama  iznini  vermez  veya  eksik  kullandırırsa  o  süreye  ilişkin  ücret 
işçiye ödenir. 
İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma 
karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder. 
Çalışma belgesi 
Madde  28  -  İşten  ayrılan  işçiye,  işveren  tarafından  işinin  çeşidinin  ne  olduğunu  ve 
süresini gösteren bir belge verilir. 
Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından 
zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir. 
Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır. 
Toplu işçi çıkarma 
Madde 29 - İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin 
gerekleri  sonucu  toplu  işçi  çıkarmak  istediğinde,  bunu  en  az  otuz  gün  önceden  bir  yazı  ile, 
işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.  
İşyerinde çalışan işçi sayısı:  
a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin, 
b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin, 
c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin, 
İşine 17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde 
son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır. 
 
 
 
 
Birinci  fıkra  uyarınca  yapılacak  bildirimde  işçi  çıkarmanın  sebepleri,  bundan 
etkilenecek  işçi  sayısı  ve  grupları  ile  işe  son  verme  işlemlerinin  hangi  zaman  diliminde 
gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.  
temsilcileri 
işveren  arasında  yapılacak 
görüşmelerde,  toplu  işçi  çıkarmanın  önlenmesi  ya  da  çıkarılacak  işçi  sayısının  azaltılması 
yahut  çıkarmanın işçiler  açısından olumsuz  etkilerinin  en  aza  indirilmesi  konuları ele  alınır. 
Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.  
Bildirimden  sonra 
işyeri  sendika 
ile 
Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden 
otuz gün sonra hüküm doğurur.  
İşyerinin  bütünüyle  kapatılarak  kesin  ve  devamlı  suretle  faaliyete  son  verilmesi 
halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye 
İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın 
kesinleşmesinden  itibaren  altı  ay  içinde  aynı  nitelikteki  iş  için  yeniden  işçi  almak  istediği 
takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. 
Mevsim  ve  kampanya  işlerinde  çalışan  işçilerin  işten  çıkarılmaları  hakkında,  işten 
çıkarma  bu  işlerin  niteliğine  bağlı  olarak  yapılıyorsa,  toplu  işçi  çıkarmaya  ilişkin  hükümler 
uygulanmaz.  
İşveren  toplu  işçi  çıkarılmasına  ilişkin  hükümleri  18,  19,  20  ve  21  inci  madde 
hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere 
göre dava açabilir. 
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu910 
Madde 30 – (Değişik : 15/5/2008-5763/2 md.) 
İşverenler,  elli  veya  daha  fazla  işçi  çalıştırdıkları  özel  sektör  işyerlerinde  yüzde  üç 
engelli,  kamu  işyerlerinde  ise  yüzde  dört  engelli  ve  yüzde  iki  eski  hükümlü  işçiyi  veya 
21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek 
Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 
12/4/1991  tarihli  ve  3713  sayılı  Terörle  Mücadele  Kanununun  21  inci  maddesinde  sayılan 
terör  olaylarının  sebep  ve  tesiri  sonucu  malul  sayılmayacak  şekilde  yaralananları  meslek, 
beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde 
birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, 
toplam işçi sayısına göre hesaplanır.11 
9 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu madde başlığı “Özürlü, eski hükümlü 
ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 
10  25/4/2013  tarihli  ve  6462  sayılı  Kanunun  1  inci  maddesiyle,  bu  maddenin  başlığında  yer  alan 
“Özürlü” ibaresi “Engelli”, birinci fıkrasında yer alan “özürlü” ibareleri “engelli”, ikinci fıkrasında 
yer  alan  “sakatlananlara”  ibaresi  “engelli  hâle  gelenlere”,  dördüncü  fıkrasında  yer  alan  “özürlü” 
ibaresi “engelli”, altıncı fıkrasında yer alan “özürlü” ibareleri “engelli”, yedinci fıkrasında yer alan 
“özürlülerin”, “özürlünün”, “Özürlü” ve “özürlüyü” ibareleri sırasıyla “engellilerin”, “engellinin”, 
“Engelli” ve “engelliyi” şeklinde değiştirilmiştir. 
11  4/7/2012  tarihli  ve  6353  sayılı  Kanunun  79  uncu  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “eski  hükümlü 
işçiyi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 
16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren 
ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci 
 
 
Bu  kapsamda  çalıştırılacak  işçi  sayısının  tespitinde  belirli  ve  belirsiz  süreli  iş 
sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, 
çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında 
yarıma  kadar  kesirler  dikkate  alınmaz,  yarım  ve  daha  fazla  olanlar  tama  dönüştürülür. 
İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır. 
İşverenler  çalıştırmakla  yükümlü  oldukları  işçileri  Türkiye  İş  Kurumu  aracılığı  ile 
sağlarlar.  Bu  kapsamda  çalıştırılacak  işçilerin  nitelikleri,  hangi  işlerde  çalıştırılabilecekleri, 
bunların  işyerlerinde  genel  hükümler  dışında  bağlı  olacakları  özel  çalışma  ile  mesleğe 
yöneltilmeleri,  mesleki  yönden  işverence  nasıl  işe  alınacakları,  Aile  ve  Sosyal  Politikalar 
Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle 
düzenlenir.12 
Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca 
işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz. 
Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan 
işçiler  eski  işyerlerinde  tekrar  işe  alınmalarını  istedikleri  takdirde, işveren  bunları  eski  işleri 
veya  benzeri  işlerde  boş  yer  varsa  derhal,  yoksa  boşalacak  ilk  işe  başka  isteklilere  tercih 
ederek,  o  andaki  şartlarla  işe  almak  zorundadır.  Aranan  şartlar  bulunduğu  halde  işveren  iş 
sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye 
altı aylık ücret tutarında tazminat öder.  
Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 
sayılı  Sosyal  Sigortalar  Kanununa  tabi  engelli  sigortalılar  ile  1/7/2005  tarihli  ve  5378  sayılı 
Kanunun  14  üncü  maddesinde  belirtilen  korumalı 
işyerlerinde  çalıştırılan  engelli 
sigortalıların,  aynı  Kanunun  72  nci  ve  73  üncü  maddelerinde  sayılan  ve  78  inci  maddesiyle 
belirlenen  prime  esas  kazanç  alt  sınırı  üzerinden  hesaplanan  sigorta  primine  ait  işveren 
hisselerinin  tamamı,  kontenjan  fazlası  engelli  çalıştıran,  yükümlü  olmadıkları  halde  engelli 
çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı 
üzerinden  hesaplanan  sigorta  primine  ait  işveren  hisselerinin  tamamı  Hazinece  karşılanır. 
İşveren  hissesine  ait  primlerin  Hazinece  karşılanabilmesi  için  işverenlerin  çalıştırdıkları 
sigortalılarla  ilgili  olarak 506  sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal 
süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta 
primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine 
ait  tutarın  ödenmiş  olması  şarttır.  Bu  fıkraya  göre  işveren  tarafından  ödenmesi  gereken 
primlerin  geç  ödenmesi  halinde,  Hazinece  Sosyal  Güvenlik  Kurumuna  yapılacak  ödemenin 
gecikmesinden  kaynaklanan  gecikme  zammı,  işverenden  tahsil  edilir.  Hazinece  karşılanan 
prim  tutarları  gelir  ve  kurumlar  vergisi  uygulamalarında  gider  veya  maliyet  unsuru  olarak 
terör  olaylarının  sebep  ve 
maddesinde  sayılan 
yaralananları” ibaresi eklenmiştir. 
12 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “nasıl işe alınacakları,” 
ibaresinden  sonra  gelmek  üzere  “Aile  ve  Sosyal  Politikalar  Bakanlığının  görüşü  alınarak”  ibaresi 
eklenmiştir. 
tesiri  sonucu  malul  sayılmayacak  şekilde 
 
dikkate  alınmaz.  (Ek  cümle:  31/7/2008-5797/10  md.)  Bu  fıkrada  düzenlenen  teşvik,  kamu 
idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah ve oranlar üzerinden 
olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine 
tabi  personeli  için  de  uygulanır.  Bu  fıkranın  uygulanmasına  ilişkin  usul  ve  esaslar  Maliye 
Bakanlığı  ile  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı  ve  Hazine  Müsteşarlığı  tarafından 
müştereken belirlenir.13 
(Değişik  yedinci  fıkra:  11/10/2011-KHK-665/28  md.)  Bu  maddeye  aykırılık 
hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar, engellilerin ve eski hükümlülerin 
kendi  işini  kurmaları,  engellinin  iş  bulmasını  sağlayacak  destek  teknolojileri,  engellinin  işe 
yerleştirilmesi,  işe  ve  işyerine  uyumunun  sağlanması  ve  bu  gibi  projelerde  kullanılır.  Tahsil 
edilen  cezaların  kullanımına  ilişkin  hususlar,  Türkiye  İş  Kurumunun  koordinatörlüğünde, 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği 
Genel  Müdürlüğü,  Aile  ve  Sosyal  Politikalar  Bakanlığı  Engelli  ve  Yaşlı  Hizmetleri  Genel 
Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni 
temsil eden üst kuruluşların ve en çok engelliyi temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden 
oluşan komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve 
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. 
Eski  hükümlü  çalıştırılmasında,  kanunlardaki  kamu  güvenliği  ile  ilgili  hizmetlere 
ilişkin özel hükümler saklıdır. 
Askerlik ve kanundan doğan çalışma 
Madde 31 - Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah 
altına  alınan  veyahut  herhangi  bir  kanundan  doğan  çalışma  ödevi  yüzünden  işinden  ayrılan 
işçinin  iş  sözleşmesi  işinden  ayrıldığı  günden  başlayarak  iki  ay  sonra  işverence  feshedilmiş 
sayılır. 
İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir 
yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Şu kadar ki bu sürenin 
tamamı doksan günü geçemez. 
İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde işçinin 
ücreti  işlemez.  Ancak  özel  kanunların  bu  husustaki  hükümleri  saklıdır.  Bu  süre  içinde  iş 
sözleşmesinin  Kanundan  doğan  başka  bir  sebebe  dayanılarak  işveren  veya  işçi  tarafından 
feshedildiği  öteki  tarafa  bildirilmiş  olsa  bile,  fesih  için  Kanunun  gösterdiği  süre  bu  sürenin 
bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmış ve sözleşme 
yukarıda yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz. 
Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona 
ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri 
veya  benzeri  işlerde  boş  yer  varsa  derhal,  yoksa  boşalacak  ilk  işe  başka  isteklilere  tercih 
13  6/2/2014  tarihli  ve  6518  sayılı  Kanunun  58  inci  maddesiyle  bu  fıkrada  yer  alan  “yüzde  ellisi” 
ibaresi “tamamı” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
ederek,  o  andaki  şartlarla  işe  almak  zorundadır.  Aranan  şartlar  bulunduğu  halde  işveren  iş 
sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye 
üç aylık ücret tutarında tazminat öder. 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Ücret 
Ücret ve ücretin ödenmesi 
Madde 32 - Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü 
kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.  
(Değişik  ikinci  fıkra  :  17/4/2008-5754/85  md.)  Ücret,  prim,  ikramiye  ve  bu 
nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir 
banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para 
olarak  kararlaştırılmış  ise  ödeme  günündeki  rayice  göre  Türk  parası  ile  ödeme  yapılabilir. 
Çalıştırılan işçilerin ücret,  prim,  ikramiye ve bu nitelikteki  her çeşit istihkakının özel olarak 
tabi  olduğu  vergi 
açılan  banka  hesabına  yatırılmak  suretiyle  ödenmesi  hususunda; 
mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri 
gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına 
yatırılacak  ücret,  prim,  ikramiye  ve  bu  nitelikteki  her  çeşit  istihkakının,  brüt  ya  da  kanuni 
kesintiler  düşüldükten  sonra  kalan  net  miktar  üzerinden  olup  olmayacağını  belirlemeye 
Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı,  Maliye  Bakanlığı  ve  Hazine  Müsteşarlığından 
sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve 
bu  nitelikteki  her  çeşit  istihkakını  özel  olarak  açılan  banka  hesapları  vasıtasıyla  ödeme 
zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve 
bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.  
(Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her 
çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin 
diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. 
Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia 
olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.  
Ücret  en  geç  ayda  bir  ödenir.  İş  sözleşmeleri  veya  toplu  iş  sözleşmeleri  ile  ödeme 
süresi bir haftaya kadar indirilebilir. 
İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para 
ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.  
Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, 
buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.  
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. 
İşverenin ödeme aczine düşmesi 
Madde 33 – (Mülga : 15/5/2008-5763/37 md.) 
 
 
Ücretin gününde ödenmemesi 
Madde  34  -  Ücreti  ödeme  gününden  itibaren  yirmi  gün  içinde  mücbir  bir  neden 
dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel 
kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik 
kazansa  dahi  grev  olarak  nitelendirilemez.  Gününde  ödenmeyen  ücretler  için  mevduata 
uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. 
Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi 
alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. 
Ücretin saklı kısmı 
Madde  35  -  İşçilerin  aylık  ücretlerinin  dörtte  birinden  fazlası  haczedilemez  veya 
başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için 
hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının 
hakları saklıdır. 
Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü 
Madde  36  -  Genel  ve  katma  bütçeli  dairelerle  mahalli  idareler  veya  kamu  iktisadi 
teşebbüsleri  yahut  özel  kanuna  veya  Cumhurbaşkanlığı  kararnamesine  dayanılarak  kurulan 
banka  ve  kuruluşlar;  asıl  işverenler  müteahhide  verdikleri  her  türlü  bina,  köprü,  hat  ve  yol 
inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri 
ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu 
üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre 
bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler.14 
Bunun  için  hakediş  ödeneceği  ilgili  idare  tarafından  işyerinde  şantiye  şefliği  işyeri  ilân 
tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilân asılmak 
suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının 
üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.  
Anılan  müteahhitlerin  bu  işverenlerdeki  her  çeşit  teminat  ve  hakedişleri  üzerinde 
yapılacak  her  türlü  devir  ve  el  değiştirme  işlemleri  veya  haciz  ve  icra  takibi  bu  işte  çalışan 
işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm 
ifade eder.  
Bir  işverenin  üçüncü  kişiye  karşı  olan  borçlarından  dolayı  işyerinde  bulunan  tesisat, 
malzeme,  ham,  yarı  işlenmiş  ve  tam  işlenmiş  mallar  ve  başka  kıymetler  üzerinde  yapılacak 
haciz  ve  icra  takibi,  bu  işyerinde  çalışan  işçilerin  icra  kararının  alındığı  tarihten  önceki  üç 
aylık  dönem  içindeki  ücret  alacaklarını  karşılayacak  kısım  ayrıldıktan  sonra,  kalan  kısım 
üzerinde hüküm ifade eder.  
(Değişik  beşinci  fıkra:  10/9/2014-6552/3  md.)  İşverenler,  alt  işverene  iş  vermeleri 
14  2/7/2018  tarihli  ve  700  sayılı  KHK’nin  145  inci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “özel  kanunla 
verilmiş yetkiye” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya 
aylık  olarak  resen  kontrol  etmekle  ve  varsa  ödenmeyen  ücretleri  hak  edişlerinden  keserek 
işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür. 
Ücret hesap pusulası 
Madde 37 - İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını 
gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır.  
Bu  pusulada  ödemenin  günü  ve  ilişkin  olduğu  dönem  ile  fazla  çalışma,  hafta  tatili, 
bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, 
sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi 
gerekir.  
Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. 
Ücret kesme cezası 
Madde 38 - İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler 
dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. 
İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber 
bildirilmesi gerekir.  İşçi ücretlerinden  bu yolda yapılacak kesintiler bir ayda iki  gündelikten 
veya  parça  başına  yahut  yapılan  iş  miktarına  göre  verilen  ücretlerde  işçinin  iki  günlük 
kazancından fazla olamaz. 
Bu  paralar  işçilerin  eğitimi  ve  sosyal  hizmetleri  için  kullanılıp  harcanmak  üzere 
Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı  hesabına  Bakanlıkça  belirtilecek  Türkiye'de  kurulu 
bulunan  ve mevduat  kabul  etme  yetkisini  haiz bankalardan  birine,  kesildiği  tarihten  itibaren 
bir ay içinde yatırılır. Her işveren işyerinde bu paraların ayrı bir hesabını tutmaya mecburdur. 
Birikmiş bulunan ceza paralarının nerelere ve ne kadar verileceği Çalışma ve Sosyal Güvenlik 
Bakanının  başkanlık  edeceği  ve  işçi  temsilcilerinin  de  katılacağı  bir  kurul  tarafından  karara 
bağlanır.  Bu  kurulun  kimlerden  teşekkül  edeceği,  nasıl  ve  hangi  esaslara  göre  çalışacağı 
çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir. 
Asgari ücret 
Madde 39 - İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan 
her  türlü  işçinin  ekonomik  ve  sosyal  durumlarının  düzenlenmesi  için  Çalışma  ve  Sosyal 
Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları 
en geç iki yılda bir belirlenir.  
(Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018-KHK/700/145 md.) 
Komisyon kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.  
Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak 
esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve 
Sosyal Güvenlik Bakanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir. 
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik 
 
 
 
Bakanlığı tarafından yerine getirilir.  
Yarım ücret 
Madde  40  -  24  ve  25  inci  maddelerin  (III)  numaralı  bentlerinde  gösterilen  zorlayıcı 
sebepler  dolayısıyla  çalışamayan  veya  çalıştırılmayan  işçiye  bu  bekleme  süresi  içinde  bir 
haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir.  
Fazla çalışma ücreti 
Madde  41  -  Ülkenin  genel  yararları  yahut  işin  niteliği  veya  üretimin  artırılması  gibi 
nedenlerle  fazla  çalışma  yapılabilir.  Fazla  çalışma,  Kanunda  yazılı  koşullar  çerçevesinde, 
haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının 
uygulandığı  hallerde,  işçinin  haftalık  ortalama  çalışma  süresi,  normal  haftalık  iş  süresini 
aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma 
sayılmaz. 
Her  bir  saat  fazla  çalışma  için  verilecek  ücret  normal  çalışma  ücretinin  saat  başına 
düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.  
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda 
yukarıda  belirtilen  esaslar  dahilinde  uygulanan  ortalama  haftalık  çalışma  süresini  aşan  ve 
kırkbeş  saate  kadar  yapılan  çalışmalar  fazla  sürelerle  çalışmalardır.  Fazla  sürelerle 
çalışmalarda,  her  bir  saat  fazla  çalışma  için  verilecek  ücret  normal  çalışma  ücretinin  saat 
başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.  
Fazla  çalışma  veya  fazla  sürelerle  çalışma  yapan  işçi  isterse,  bu  çalışmalar  karşılığı 
zamlı  ücret  yerine,  fazla  çalıştığı  her  saat  karşılığında  bir  saat  otuz  dakikayı,  fazla  sürelerle 
çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.  
İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir 
kesinti olmadan kullanır.  
63  üncü  maddenin  son  fıkrasında  yazılı  sağlık  nedenlerine  dayanan  kısa  veya  sınırlı 
süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.  
Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.  
Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. 
(Ek  fıkra:  10/9/2014-6552/4  md.)  Bu  Kanunun  42  nci  ve  43  üncü  maddelerinde 
sayılan hâller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.  
(Ek  fıkra:  10/9/2014-6552/4  md.)  Yer  altında  maden  işlerinde  çalışan  işçilere,  bu 
Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan 
her  bir  saat  fazla  çalışma  için  verilecek  ücret,  normal  çalışma  ücretinin  saat  başına  düşen 
miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.15 
15 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “haftalık otuz altı 
saati aşan” ibaresi “haftalık otuz yedi buçuk saati aşan” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
Fazla  çalışma  ve  fazla  sürelerle  çalışmaların  ne  şekilde  uygulanacağı  çıkarılacak 
yönetmelikte gösterilir. 
Zorunlu nedenlerle fazla çalışma 
Madde 42 - Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde 
yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı 
sebeplerin  ortaya  çıkmasında,  işyerinin  normal  çalışmasını  sağlayacak  dereceyi  aşmamak 
koşulu  ile  işçilerin  hepsi  veya  bir  kısmına  fazla  çalışma  yaptırılabilir.  Bu  durumda  fazla 
çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur.  
Şu kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci maddenin birinci, 
ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır. 
Olağanüstü hallerde fazla çalışma 
Madde  43  -  Seferberlik  sırasında  ve  bu  süreyi  aşmamak  şartıyla  yurt  savunmasının 
gereklerini  karşılayan  işyerlerinde  fazla  çalışmaya  lüzum  görülürse  işlerin  çeşidine  ve 
ihtiyacın  derecesine  göre  Cumhurbaşkanı  günlük  çalışma  süresini,  işçinin  en  çok  çalışma 
gücüne çıkarabilir.16 
Bu  suretle  fazla  çalıştırılan  işçiler  için  verilecek  ücret  hakkında  41  inci  maddenin 
birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır. 
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma 
Madde  44  -  Ulusal  bayram  ve  genel  tatil  günlerinde  işyerlerinde  çalışılıp 
çalışılmayacağı  toplu  iş  sözleşmesi  veya  iş  sözleşmeleri  ile  kararlaştırılır.  Sözleşmelerde 
hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir.  
Bu günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre ödenir.  
Saklı haklar 
Madde 45 - Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve 
genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu 
Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.  
Bu  hususlarda  işçilere  daha  elverişli  hak  ve  menfaatler  sağlayan  kanun,  toplu  iş 
sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır. 
16 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” 
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
 
Hafta tatili ücreti 
Madde 46 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 
üncü  maddeye  göre  belirlenen  iş  günlerinde  çalışmış  olmaları  koşulu  ile  yedi  günlük  bir 
zaman  dilimi  içinde  kesintisiz  en  az  yirmidört  saat  dinlenme  (hafta  tatili)  verilir.  (Ek 
cümleler:10/7/2025-7553/9  md.)  Ancak  Kültür  ve  Turizm  Bakanlığı  tarafından  turizm 
işletmesi  belgesi  verilen  konaklama  tesislerinde  çalışan  işçilerin  bu  fıkra  kapsamında  hak 
kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört 
gün içinde kullandırılabilir. Bu halde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların 
günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. İşçi 
verdiği  onayı  otuz  gün  önceden  işverene  yazılı  olarak  bildirimde  bulunmak  kaydıyla  geri 
alabilir. 
Çalışılmayan  hafta  tatili  günü  için  işveren  tarafından  bir  iş  karşılığı  olmaksızın  o 
günün ücreti tam olarak ödenir.  
Şu kadar ki; 
a)  Çalışmadığı  halde  kanunen  çalışma  süresinden  sayılan  zamanlar  ile  günlük  ücret 
ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,  
b) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, 
c)  Bir  haftalık  süre  içinde  kalmak  üzere  işveren  tarafından  verilen  diğer  izinlerle 
hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, 
Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.  
Zorlayıcı  ve  ekonomik  bir  sebep  olmadan  işyerindeki  çalışmanın  haftanın  bir  veya 
birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli 
hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır.  
Bir  işyerinde  işin  bir  haftadan  fazla  bir  süre  ile  tatil  edilmesini  gerektiren  zorlayıcı 
sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen 
zorlayıcı  sebeplerden  ötürü  çalışılmayan  günler  için  işçilere  ödenen  yarım  ücret  hafta  tatili 
günü için de ödenir.  
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.  
Genel tatil ücreti 
Madde 47 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal 
bayram  ve  genel  tatil  günü  olarak  kabul  edilen  günlerde  çalışmazlarsa,  bir  iş  karşılığı 
olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün 
için bir günlük ücreti ödenir.  
Yüzde  usulünün  uygulandığı  işyerlerinde  işçilerin  ulusal  bayram  ve  genel  tatil 
ücretleri işverence işçiye ödenir. 
Geçici iş göremezlik 
Madde  48  -  İşçilere  geçici  iş  göremezlik  ödeneği  verilmesi  gerektiği  zamanlarda 
geçici  iş  göremezlik  süresine  rastlayan  ulusal  bayram,  genel  tatil  ve  hafta  tatilleri,  ödeme 
yapılan kurum veya sandıklar tarafından geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.  
Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen 
 
 
geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.  
Ücret şekillerine göre tatil ücreti 
Madde 49 - İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen ücretidir.  
Parça  başına,  akort,  götürü  veya  yüzde  usulü  ile  çalışan  işçilerin  tatil  günü  ücreti, 
ödeme  döneminde  kazandığı  ücretin  aynı  süre  içinde  çalıştığı  günlere  bölünmesi  suretiyle 
hesaplanır.  
Saat ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin yedibuçuk katıdır.  
Hasta,  izinli  veya  sair  sebeplerle  mazeretli  olduğu  hallerde  dahi  aylığı  tam  olarak 
ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. 
Ancak bunlardan ulusal bayram  ve genel tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün 
için bir günlük ücreti ödenir.  
Tatil ücretine girmeyen kısımlar 
Madde  50  -  Fazla  çalışma  karşılığı  olarak  alınan  ücretler,  primler,  işyerinin  temelli 
işçisi  olarak  normal  çalışma  saatleri  dışında  hazırlama,  tamamlama,  temizleme  işlerinde 
çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili 
ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz. 
Yüzdelerin ödenmesi 
Madde 51 - Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerler ile içki verilen ve hemen 
orada  yenilip  içilmesi  için  çeşitli  yiyecek  satan  yerlerden  "yüzde"  usulünün  uygulandığı 
müesseselerde  işveren  tarafından  servis  karşılığı  veya  başka  isimlerle  müşterilerin  hesap 
pusulalarına  "yüzde"  eklenerek  veya  ayrı  şekillerde  alınan  paralarla  kendi  isteği  ile  müşteri 
tarafından  işverene  bırakılan  yahut  da  onun  kontrolü  altında  bir  araya  toplanan  paraları 
işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.  
İşveren veya işveren vekili yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi tarafından 
alındığında eksiksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.  
Yüzdelerden  toplanan  paraların  o  işyerinde  çalışan  işçiler  arasında  yapılan  işlerin 
niteliğine göre, hangi esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik 
Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir. 
Yüzdelerin belgelenmesi 
Madde 52  -  Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işveren, her hesap pusulasının 
genel  toplamını  gösteren  bir  belgeyi  işçilerin  kendi  aralarından  seçecekleri  bir  temsilciye 
vermekle yükümlüdür. Bu belgelerin şekli ve uygulama usulleri iş sözleşmelerinde veya toplu 
iş sözleşmelerinde gösterilir. 
Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri 
Madde  53  -  İşyerinde  işe  başladığı  günden  itibaren,  deneme  süresi  de  içinde  olmak 
 
 
 
 
 
üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. 
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. 
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara 
bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz. 
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;  
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, 
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, 
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, 
Az  olamaz.  (Ek  cümle:  10/9/2014-6552/5  md.)  Yer  altı  işlerinde  çalışan  işçilerin 
yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır. 
Ancak  onsekiz  ve  daha  küçük  yaştaki  işçilerle  elli  ve  daha  yukarı  yaştaki  işçilere 
verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. 
Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. 
Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi 
Madde 54 - Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, 
aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. 
Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı 
işverenin  işyerlerinde  bu  Kanun  kapsamına  girmeksizin  geçirmiş  bulundukları  süreler  de 
hesaba katılır. 
Bir  yıllık  süre  içinde  55  inci  maddede  sayılan  haller  dışındaki  sebeplerle  işçinin 
devamının  kesilmesi  halinde  bu  boşlukları  karşılayacak  kadar  hizmet  süresi  eklenir  ve  bu 
suretle  işçinin  izin  hakkını  elde  etmesi  için  gereken  bir  yıllık  hizmet  süresinin  bitiş  tarihi 
gelecek hizmet yılına aktarılır. 
İşçinin  gelecek  izin  hakları  için  geçmesi  gereken  bir  yıllık  hizmet  süresi,  bir  önceki 
izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 
55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır. 
İşçi  yukarıdaki  fıkralar ve  55  inci madde  hükümlerine  göre  hesaplanacak  her  hizmet 
yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. 
Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen 
süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine 
dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin 
yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.17 
Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller 
Madde  55  -  Aşağıdaki  süreler  yıllık  ücretli  izin  hakkının  hesabında  çalışılmış  gibi 
sayılır:  
a)  İşçinin  uğradığı  kaza  veya  tutulduğu  hastalıktan  ötürü  işine  gidemediği  günler 
(Ancak,  25  inci  maddenin  (I)  numaralı  bendinin  (b)  alt  bendinde  öngörülen  süreden  fazlası 
17  2/7/2018  tarihli  ve  700  sayılı  KHK’nin  145  inci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “özel  kanunla 
verilmiş yetkiye” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
sayılmaz.). 
b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları 
günler. 
c)  İşçinin  muvazzaf  askerlik  hizmeti  dışında  manevra  veya  herhangi  bir  kanundan 
dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası 
sayılmaz.). 
d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan 
çok  tatil  edilmesi  sonucu  olarak  işçinin  çalışmadan  geçirdiği  zamanın  onbeş  günü  (işçinin 
yeniden işe başlaması şartıyla).  
e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar. 
f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri. 
g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliğe göre röntgen muayenehanelerinde 
çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.18 
h)  İşçilerin  arabuluculuk  toplantılarına  katılmaları,  hakem  kurullarında  bulunmaları, 
bu  kurullarda  işçi  temsilciliği  görevlerini  yapmaları,  çalışma  hayatı  ile  ilgili  mevzuata  göre 
kurulan  meclis,  kurul,  komisyon  ve  toplantılara  yahut  işçilik  konuları  ile  ilgili  uluslararası 
kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması 
sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. 
ı) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, 
j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri. 
k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin 
süresi. 
Yıllık ücretli iznin uygulanması 
Madde 56 - Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. 
Bu  iznin  53  üncü  maddede  gösterilen  süreler  içinde  işveren  tarafından  sürekli  bir 
şekilde verilmesi zorunludur. 
(Değişik üçüncü fıkra: 14/4/2016-6704/16 md.) Ancak, 53 üncü maddede öngörülen 
izin  süreleri,  tarafların  anlaşması  ile  bir  bölümü  on  günden  aşağı  olmamak  üzere  bölümler 
hâlinde kullanılabilir. 
İşveren  tarafından  yıl  içinde  verilmiş  bulunan  diğer  ücretli  ve  ücretsiz  izinler  veya 
dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.  
Yıllık  ücretli  izin  günlerinin  hesabında  izin  süresine  rastlayan  ulusal  bayram,  hafta 
tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. 
Yıllık  ücretli  izinleri  işyerinin  kurulu  bulunduğu  yerden  başka  bir  yerde  geçirecek 
olanlara  istemde  bulunmaları  ve  bu  hususu  belgelemeleri  koşulu  ile  gidiş  ve  dönüşlerinde 
yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek 
zorundadır.  İşveren,  işyerinde  çalışan  işçilerin  yıllık  ücretli  izinlerini  gösterir  izin  kayıt 
belgesi tutmak zorundadır. 
18  2/7/2018  tarihli  ve  700  sayılı  KHK’nin  145  inci  maddesiyle,  bu  bentte  yer  alan  “tüzüğe”  ibaresi 
“yönetmeliğe” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/6 md.) Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde 
aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları 
süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak 
kazandıkları  yıllık  ücretli  izin  sürelerinin  kullanılıp  kullanılmadığını  kontrol  etmek  ve  ilgili 
yıl  içinde  kullanılmasını  sağlamakla,  alt  işveren  ise  altıncı  fıkraya  göre  tutmak  zorunda 
olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür. 
Yıllık izin ücreti 
Madde  57  -  İşveren,  yıllık  ücretli  iznini  kullanan  her  işçiye,  yıllık  izin  dönemine 
ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak 
vermek zorundadır.  
Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır. 
Günlük,  haftalık  veya  aylık  olarak  belirli  bir  ücrete  dayanmayıp  da  akort,  komisyon 
ücreti,  kâra  katılma  ve  yüzde  usulü  ücret  gibi  belirli  olmayan  süre  ve  tutar  üzerinden  ücret 
alan  işçinin  izin  süresi  için  verilecek  ücret,  son  bir  yıllık  süre  içinde  kazandığı  ücretin  fiili 
olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır. 
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine 
çıktığı ayın başı ile  zammın  yapıldığı  tarih  arasında  alınan  ücretin  aynı  süre  içinde  çalışılan 
günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.  
Yüzde  usulünün  uygulandığı  yerlerde  bu  ücret,  yüzdelerden  toplanan  para  dışında 
işveren tarafından ödenir. 
Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri 
ayrıca ödenir. 
İzinde çalışma yasağı 
Madde  58  -  Yıllık  ücretli  iznini  kullanmakta  olan  işçinin  izin  süresi  içinde  ücret 
karşılığı  bir  işte  çalıştığı  anlaşılırsa,  bu  izin  süresi  içinde  kendisine  ödenen  ücret  işveren 
tarafından geri alınabilir.  
Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti 
Madde  59  -  İş  sözleşmesinin,  herhangi  bir  nedenle  sona  ermesi  halinde  işçinin  hak 
kazanıp  da  kullanmadığı  yıllık  izin  sürelerine  ait  ücreti,  sözleşmenin  sona  erdiği  tarihteki 
ücreti  üzerinden  kendisine  veya  hak  sahiplerine  ödenir.  Bu  ücrete  ilişkin  zamanaşımı  iş 
sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. 
İşveren  tarafından  iş  sözleşmesinin  feshedilmesi  halinde  17  nci  maddede  belirtilen 
bildirim  süresiyle,  27  nci  madde  gereğince  işçiye  verilmesi  zorunlu  yeni  iş  arama  izinleri 
yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. 
İzinlere ilişkin düzenlemeler 
Madde 60 - Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi 
dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı 
tutulacağı,  yıllık  izninin  faydalı  olması  için  işveren  tarafından  alınması  gereken  tedbirler  ve 
izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir. 
 
 
 
 
Sigorta primleri 
Madde  61  -  Sigortalılara  yıllık  ücretli  izin  süresi  için  ödenecek  ücretler  üzerinden  iş 
kazaları ile meslek hastalıkları primleri hariç, diğer sigorta primlerinin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar 
Kanunundaki esaslar çerçevesinde işçi ve işverenler yönünden ödenmesine devam olunur. 
Ücretten indirim yapılamayacak haller 
Madde  62  -  Her  türlü  işte  uygulanmakta  olan  çalışma  sürelerinin  yasal  olarak  daha 
aşağı  sınırlara  indirilmesi  veya  işverene  düşen  yasal  bir  yükümlülüğün  yerine  getirilmesi 
nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak 
işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz. 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
İşin Düzenlenmesi 
Çalışma süresi 
Madde  63  -  Genel  bakımdan  çalışma  süresi  haftada  en  çok  kırkbeş  saattir.  Aksi 
kararlaştırılmamışsa  bu  süre,  işyerlerinde  haftanın  çalışılan  günlerine  eşit  ölçüde  bölünerek 
uygulanır.  (Ek  cümle:  10/9/2014-6552/7  md.;  Değişik  cümle:  4/4/2015-6645/36  md.)  Yer 
altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok 
otuz yedi buçuk saattir. 
Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan 
günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık 
süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. 
Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. (Ek cümle: 6/5/2016-
6715/3 md.) Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, 
normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya 
kadar artırılabilir. 
Çalışma  sürelerinin  yukarıdaki  esaslar  çerçevesinde  uygulama  şekilleri,  Çalışma  ve 
Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. 
(Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Telafi çalışması 
Madde 64 - Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce 
veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin 
önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine 
izin  verilmesi  hallerinde,  işveren  dört  ay  içinde  çalışılmayan  süreler  için  telafi  çalışması 
yaptırabilir.  (Ek  cümle:25/3/2020-7226/43  md.)  Cumhurbaşkanı  bu  süreyi  iki  katına  kadar 
artırmaya yetkilidir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz.19 
Telafi  çalışmaları,  günlük  en  çok  çalışma  süresini  aşmamak  koşulu  ile  günde  üç 
saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz. 
19  25/3/2020  tarihli  ve  7226  sayılı  Kanunun  43  üncü  maddesiyle  bu  fıkrada  yer  alan  “iki”  ibaresi 
“dört” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği 
Madde 65 – (Mülga: 15/5/2008-5763/37 md.) 
Çalışma süresinden sayılan haller 
Madde 66 - Aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır: 
a)  Madenlerde,  taşocaklarında  yahut  her  ne  şekilde  olursa  olsun  yeraltında  veya  su 
altında  çalışılacak  işlerde  işçilerin  kuyulara,  dehlizlere  veya  asıl  çalışma  yerlerine  inmeleri 
veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler. 
b)  İşçilerin  işveren  tarafından  işyerlerinden  başka  bir  yerde  çalıştırılmak  üzere 
gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler. 
c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın 
ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.  
d)  İşçinin  işveren  tarafından  başka  bir  yere  gönderilmesi  veya  işveren  evinde  veya 
bürosunda  yahut  işverenle  ilgili  herhangi  bir  yerde  meşgul  edilmesi  suretiyle  asıl  işini 
yapmaksızın geçirdiği süreler.  
e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler. 
f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili 
gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip 
götürülmeleri  gereken  her  türlü  işlerde  bunların  toplu  ve  düzenli  bir  şekilde  götürülüp 
getirilmeleri esnasında geçen süreler. 
İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine 
götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz. 
Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri 
Madde 67 - Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri işyerlerinde 
işçilere duyurulur.  
İşin niteliğine göre işin başlama ve bitiş saatleri işçiler için farklı şekilde düzenlenebilir. 
Ara dinlenmesi 
Madde 68 - Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve 
işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere;  
a) Dört saat veya daha kısa süreli işlerde onbeş dakika,  
b)  Dört  saatten  fazla  ve  yedibuçuk  saate  kadar  (yedibuçuk  saat  dahil)  süreli  işlerde 
yarım saat,  
c) Yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat, 
ara dinlenmesi verilir. 
Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir.  
Ancak  bu  süreler,  iklim,  mevsim,  o  yerdeki  gelenekler  ve  işin  niteliği  göz  önünde 
 
 
 
 
tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir.  
Dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir.  
Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. 
Gece süresi ve gece çalışmaları 
Madde 69 - Çalışma hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 
06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir. 
Bazı  işlerin  niteliğine  ve  gereğine  göre  yahut  yurdun  bazı  bölgelerinin  özellikleri 
bakımından,  çalışma  hayatına ilişkin  "gece"  başlangıcının daha  geriye alınması  veya  yaz  ve 
kış  saatlerinin  ayarlanması,  yahut  gün  döneminin  başlama  ve  bitme  saatlerinin  belirtilmesi 
suretiyle  birinci  fıkradaki  hükmün  uygulama  şekillerini  tespit  etmek  yahut  bazı  gece 
çalışmalarına  herhangi  bir  oranda  fazla  ücret  ödenmesi  usulünü  koymak  veyahut  gece 
işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını 
yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.  
İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/37 md.) 
Ancak,  turizm,  özel  güvenlik,  sağlık  hizmeti  ve  30/5/2013  tarihli  ve  6491  sayılı  Türk  Petrol 
Kanunu  uyarınca  petrol  araştırma,  arama  ve  sondaj  faaliyetleri  kapsamında  yürütülen  işlerde 
işçinin  yazılı  onayının  alınması  şartıyla  yedi  buçuk  saatin  üzerinde  gece  çalışması 
yaptırılabilir.20 
(Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) 
(Mülga beşinci fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) 
(Mülga altıncı fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Gece  ve  gündüz  işletilen  ve  nöbetleşe  işçi  postaları  kullanılan  işlerde,  bir  çalışma 
haftası  gece  çalıştırılan  işçilerin,  ondan  sonra  gelen  ikinci  çalışma  haftası  gündüz 
çalıştırılmaları  suretiyle  postalar  sıraya  konur.  Gece  ve  gündüz  postalarında  iki  haftalık 
nöbetleşme esası da uygulanabilir. 
Postası  değiştirilecek  işçi  kesintisiz  en  az  onbir  saat  dinlendirilmeden  diğer  postada 
çalıştırılamaz.  
Hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri 
Madde  70  -  Genel  olarak  bir  işyerinde  belirli  çalışma  saatlerinden  önce  veya  sonra 
gerekli  olan  hazırlama  veya  tamamlama  yahut  temizleme  işlerinde  çalışan  işçiler  için  işin 
düzenlenmesi  ile  ilgili  hükümlerden  hangilerinin  uygulanmayacağı  yahut  ne  gibi  değişik 
şartlar  ve  usullerle  uygulanacağı  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı  tarafından 
hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. 
Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı 
Madde  71  –  (Değişik  birinci  fıkra:  4/4/2015-6645/38  md.)  On  beş  yaşını 
20  22/12/2022  tarihli  ve  7429  sayılı  Kanunun  4  üncü  maddesiyle  bu  fıkrada  yer  alan  “ve  sağlık 
hizmeti”  ibaresi  “,  sağlık  hizmeti  ve  30/5/2013  tarihli  ve  6491  sayılı  Türk  Petrol  Kanunu  uyarınca 
petrol araştırma, arama ve sondaj faaliyetleri kapsamında” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
doldurmamış  çocukların  çalıştırılması  yasaktır.  Ancak,  on  dört  yaşını  doldurmuş  ve  zorunlu 
ilköğretim  çağını 
tamamlamış  olan  çocuklar;  bedensel,  zihinsel,  sosyal  ve  ahlaki 
gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde 
çalıştırılabilirler. On dört yaşını doldurmamış çocuklar ise bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki 
gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak sanat, kültür 
ve  reklam  faaliyetlerinde  yazılı  sözleşme  yapmak  ve  her  bir  faaliyet  için  ayrı  izin  almak 
şartıyla çalıştırılabilirler. 
Çocuk  ve  genç  işçilerin  işe  yerleştirilmelerinde  ve  çalıştırılabilecekleri  işlerde 
güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişmeleri, kişisel yatkınlık ve yetenekleri 
dikkate alınır. Çocuğun gördüğü iş onun okula gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel 
olamaz, onun derslerini düzenli bir şekilde izlemesine zarar veremez. 
Onsekiz  yaşını  doldurmamış  çocuk  ve  genç  işçiler  bakımından  yasak  olan  işler  ile 
onbeş yaşını tamamlamış, ancak onsekiz yaşını tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin 
verilecek işler, on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocukların 
çalıştırılabilecekleri hafif işler, onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç 
işçilerin  hangi  çeşit  işlerde  çalıştırılabilecekleri  ve  çalışma  koşulları  Çalışma  ve  Sosyal 
Güvenlik Bakanlığı tarafından altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.2122 
(Değişik  dördüncü  fıkra:  4/4/2015-6645/38  md.)  Zorunlu 
ilköğretim  çağını 
tamamlamış  ve  örgün  eğitime  devam  etmeyen  çocukların  çalışma  saatleri  günde  yedi  ve 
haftada otuz beş saatten; sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde çalışanların ise günde beş ve 
haftada  otuz  saatten  fazla  olamaz.  Bu  süre,  on  beş  yaşını  tamamlamış  çocuklar  için  günde 
sekiz ve haftada kırk saate kadar artırılabilir. 
Okul  öncesi  çocuklar  ile  okula  devam  eden  çocukların  eğitim  dönemindeki  çalışma 
süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat ve haftada on saat olabilir. 
Okulun  kapalı  olduğu  dönemlerde  çalışma  süreleri  yukarıda  dördüncü  fıkrada  öngörülen 
süreleri aşamaz.23 
(Ek fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) Sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinin kapsamı, bu 
faaliyetlerde çalışacak çocuklara çalışma izni verilmesi, yaş grupları ve faaliyet türlerine göre 
çalışma ve dinlenme süreleri ile çalışma ortamı ve şartları, ücretin ödenmesine ilişkin usul ve 
esaslar  ile  diğer  hususlar  Aile  ve  Sosyal  Politikalar  Bakanlığı,  Kültür  ve  Turizm  Bakanlığı, 
Sağlık  Bakanlığı,  Millî  Eğitim  Bakanlığı  ile  Radyo  ve  Televizyon  Üst  Kurulunun  görüşleri 
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. 
Yer ve su altında çalıştırma yasağı 
21  20/6/2012  tarihli  ve  6331  sayılı  Kanunun  32  nci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “hafif  işler” 
ibaresinden  sonra  gelmek  üzere  “,  onaltı  yaşını  doldurmuş  fakat  onsekiz  yaşını  bitirmemiş  genç 
işçilerin hangi çeşit işlerde çalıştırılabilecekleri” ibaresi eklenmiştir. 
22  4/4/2015  tarihli  ve  6645  sayılı  Kanunun  38  inci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “ondört  yaşını 
bitirmiş ve ilk öğretimini tamamlamış” ibaresi “on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını 
tamamlamış” şeklinde değiştirilmiştir. 
23  4/4/2015  tarihli  ve  6645  sayılı  Kanunun  38  inci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “Okula  devam 
eden” ibaresi “Okul öncesi çocuklar ile okula devam eden” şeklinde ve “birinci” ibaresi “dördüncü” 
şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
Madde 72 - Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer 
altında  veya  su  altında  çalışılacak  işlerde  onsekiz  yaşını  doldurmamış  erkek  ve  her  yaştaki 
kadınların çalıştırılması yasaktır. 
Gece çalıştırma yasağı  
Madde  73  -  Sanayie  ait  işlerde  onsekiz  yaşını  doldurmamış  çocuk  ve  genç  işçilerin 
gece çalıştırılması yasaktır.  
Onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul 
ve  esaslar  Sağlık  Bakanlığının  görüşü  alınarak  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığınca 
hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. 
Analık halinde çalışma ve süt izni  
Madde  74  -  Kadın  işçilerin  doğumdan  önce  sekiz  ve  doğumdan  sonra  sekiz  hafta 
olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde 
doğumdan  önce  çalıştırılmayacak  sekiz  haftalık  süreye  iki  hafta  süre  eklenir.  Ancak,  sağlık 
durumu  uygun  olduğu  takdirde,  doktorun  onayı  ile  kadın  işçi  isterse  doğumdan  önceki  üç 
haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası 
sürelere  eklenir.  (Ek  cümle:  13/2/2011-6111/76  md.)  Kadın  işçinin  erken  doğum  yapması 
halinde  ise  doğumdan  önce  kullanamadığı  çalıştırılmayacak  süreler,  doğum  sonrası  sürelere 
eklenmek  suretiyle  kullandırılır.  (Ek  cümleler:  29/1/2016-6663/22  md.)  Doğumda  veya 
doğum  sonrasında  annenin  ölümü  hâlinde,  doğum  sonrası  kullanılamayan  süreler  babaya 
kullandırılır. Üç  yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen  eşlerden  birine veya evlat edinene 
çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni kullandırılır. 
(Ek  fıkra:  29/1/2016-6663/22  md.)  Birinci  fıkra  uyarınca  kullanılan  doğum  sonrası 
analık  hâli  izninin  bitiminden  itibaren  çocuğunun  bakımı  ve  yetiştirilmesi  amacıyla  ve 
çocuğun  hayatta  olması  kaydıyla  kadın  işçi  ile  üç  yaşını  doldurmamış  çocuğu  evlat  edinen 
kadın  veya  erkek  işçilere  istekleri  hâlinde  birinci  doğumda  altmış  gün,  ikinci  doğumda  yüz 
yirmi  gün,  sonraki  doğumlarda  ise  yüz  seksen  gün  süreyle  haftalık  çalışma  süresinin  yarısı 
kadar  ücretsiz  izin  verilir.  Çoğul  doğum  hâlinde  bu  sürelere  otuzar  gün  eklenir.  Çocuğun 
engelli doğması hâlinde bu süre üç yüz altmış gün olarak uygulanır. Bu fıkra hükümlerinden 
yararlanılan süre içerisinde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz. 
Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan 
önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir. 
Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.  
Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha 
hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.  
İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik 
halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. (Ek cümle: 29/1/2016-
6663/22 md.) Bu izin, üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme hâlinde eşlerden birine veya 
evlat edinene verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz. 
 
 
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk 
saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi 
kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. 
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/22 md.) Bu madde hükümleri iş sözleşmesi ile çalışan ve 
bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçi için uygulanır.  
İşçi özlük dosyası  
Madde  75  -  İşveren  çalıştırdığı  her  işçi  için  bir  özlük  dosyası  düzenler.  İşveren  bu 
dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek 
zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur 
ve mercilere göstermek zorundadır. 
İşveren,  işçi  hakkında  edindiği  bilgileri  dürüstlük  kuralları  ve  hukuka  uygun  olarak 
kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür. 
Yönetmelikler  
Madde  76  -  Nitelikleri  gereği  günlük  ve  haftalık  çalışma  sürelerinin  63  üncü  maddede 
öngörüldüğü şekilde uygulanması mümkün olmayan iş ve işyerlerinde çalışma sürelerinin günlük 
yasal çalışma süresini aşmayacak şekilde ve en çok altı aya kadar denkleştirme süresi tanınarak 
uygulanmasını  sağlayacak  usuller  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığınca  hazırlanacak 
yönetmeliklerle düzenlenir.  
Nitelikleri  dolayısıyla  devamlı  çalıştıkları  için  durmaksızın  birbiri  ardına  işçi  postaları 
çalıştırılarak işletilen yahut nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde, çalışma sürelerine, hafta 
tatillerine ve gece çalışmalarına ve çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul ve 
esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir. 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
İş Sağlığı ve Güvenliği 
İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri 
Madde 77 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri24 
Madde 78 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması 
Madde 79 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İş sağlığı ve güvenliği kurulu 
Madde 80 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
24 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu madde başlığı " Sağlık ve güvenlik 
tüzük ve yönetmelikleri“ iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
 
 
 
 
İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri25 
Madde 81 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanlar 
Madde 82 – (Mülga: 15/5/2008-5763/37 md.) 
İşçilerin hakları 
Madde 83 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı 
Madde 84 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Ağır ve tehlikeli işler 
Madde 85 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Ağır ve tehlikeli işlerde rapor 
Madde 86 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
On sekiz yaşından küçük işçiler için rapor 
Madde 87 (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Gebe veya çocuk emziren kadınlar için yönetmelik  
Madde 88 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Çeşitli yönetmelikler 
Madde 89 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
ALTINCI BÖLÜM 
İş ve İşçi Bulma 
İş ve işçi bulmaya aracılık 
Madde 90 - İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmeleri ve çeşitli işler için 
uygun işçiler bulunmasına aracılık görevi, Türkiye İş Kurumu ve bu hususta izin verilen özel 
istihdam bürolarınca yerine getirilir. 
YEDİNCİ BÖLÜM 
Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi 
Devletin yetkisi 
Madde  91  -  Devlet,  çalışma  hayatı ile  ilgili  mevzuatın  uygulanmasını  izler,  denetler 
25 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle  bu madde başlığı “İşyeri hekimleri” 
iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve 
özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır. 
(Ek fıkra:  13/2/2011-6111/77 md.;  Değişik fıkra:  12/10/2017-7036/13  md.)  İşçilerin 
kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin başvuruları üzerine, 
iş sözleşmesinin devam etmesi kaydıyla birinci fıkra hükmü uyarınca işlem yapılabilir. 
Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin denetim ve 
teftişi  konusu  ve  sonuçlarına  ait  işlemler  Milli  Savunma  Bakanlığı  ile  Çalışma  ve  Sosyal 
Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür.  
Yetkili makam ve memurlar26 
Madde  92  -  91  inci  madde  hükmünün  uygulanması  için  iş  hayatının  izlenmesi, 
denetlenmesi  ve  teftişiyle  ödevli  olan  iş  müfettişleri,  işyerlerini  ve  eklentilerini,  işin 
yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş 
maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93 üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiği 
zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup 
yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla 
suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte 
açıklanan şekillerde bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler.27 
(Değişik  ikinci  fıkra:  13/2/2011-6111/78  md.)  Teftiş,  denetleme  ve  incelemeler 
sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle 
görevli  iş  müfettişleri  (…)26  tarafından  çağrıldıkları  zaman  gelmek,  ifade  ve  bilgi  vermek, 
gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada 
yazılı  görevlerini  yapmaları  için  kendilerine  her  çeşit  kolaylığı  göstermek,  bu  yoldaki 
isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler. 
(Değişik üçüncü fıkra: 13/2/2011-6111/78 md.) Çalışma hayatını izleme, denetleme ve 
teftişe  yetkili  iş  müfettişleri  (…)26  tarafından  tutulan  tutanaklar  aksi  kanıtlanıncaya  kadar 
geçerlidir.  İş  müfettişleri  tarafından  düzenlenen  raporların  ve  tutulan  tutanakların  işçi 
alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz 
edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre 
kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan 
işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez. 
Yetkili memurların ödevi 
Madde  93  -  İş  hayatını  izleme,  denetleme  ve  teftiş  yetkisi  olan  iş  müfettişleri 
görevlerini  yaparlarken  işin  normal  gidişini  ve  işyerinin  işlemesini,  inceledikleri  konunun 
niteliğine  göre  mümkün  olduğu  kadar  aksatmamak,  durdurmamak  ve  güçleştirmemekle  ve 
26 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan 
“ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ile işçi 
şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. 
27  2/7/2018  tarihli  ve  700  sayılı  KHK’nin  145  inci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  “Çalışma  ve  Sosyal 
Güvenlik  Bakanlığı  tarafından  çıkarılacak  İş  Teftişi  Tüzüğünde”  ibaresi  “Cumhurbaşkanınca  çıkarılan 
yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
resmi  işlemlerin  yürütülüp  sonuçlandırılması  için,  açıklanması  gerekmedikçe,  işverenin  ve 
işyerinin meslek sırları ve şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları hakkında gördükleri ve 
öğrendikleri  hususları  tamamen  gizli  tutmak  ve  kendileri  tarafından  bilgileri  ve  ifadeleri 
alınan yahut kendilerine başvuran veya ihbarda bulunan işçilerin ve başka kişilerin isimlerini 
ve kimliklerini açıklamamakla yükümlüdürler. 
Muafiyet 
Madde  94  -  İşçi  ve  işverenlerle  bunların  meslek  kuruluşları  tarafından  kendilerini 
ilgilendiren  ve  iş  hayatına  ilişkin  işlerde  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığına  yazı  ile 
başvurma  halinde  bu  dilekçeler  ve  bunlarla  ilgili  tutanak,  evrak,  defter  ve  işlemler  damga 
vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.  
Diğer merciler tarafından yapılan teftişler 
Madde 95 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İşçi ve işverenin sorumluluğu 
Madde  96  -  İş  denetimi  ve  teftişine  yetkili  iş  müfettişleri  tarafından  ifade  ve 
bilgilerine  başvurulan  işçilere,  işverenlerin  gerek  doğrudan  doğruya  ve  gerek  dolayısıyla 
telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye sevk veya herhangi bir 
suretle zorlamaları veyahut işçilerin ilgili makamlara başvurmaları, haber ve ifade vermeleri 
üzerine, bunlara karşı kötü davranışlarda bulunmaları yasaktır.  
İşçilerin  çalıştıkları  veya  ayrıldıkları  işyerleriyle  işverenleri  hakkında  gerçeğe  uygun 
olmayan  haberler  vererek  gereksiz  işlemlerle  uğraştırılmaları  veya  işverenleri  haksız  yere 
kötü duruma düşürmeye kalkışmaları ve iş müfettişlerince kendilerinden sorulan hususlar için 
doğru olmayan cevaplar vererek denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış bir 
sonuca vardırmak gibi kötü niyetli davranışlarda bulunmaları yasaktır.  
Zabıtanın yardımı 
Madde  97  -  Bu  Kanun  hükümlerinin  tam  ve  gerektiği  gibi  uygulanabilmesi  için 
işyerlerini  teftiş  ve  denetlemeye  yetkili  iş  müfettişlerinin  gerekli  görmeleri  ve  istemeleri 
halinde,  zabıta  kuvvetleri,  bu  iş  müfettişlerinin  görevlerini  iyi  bir  şekilde  yapabilmelerini 
sağlamak üzere her türlü yardımda bulunmakla yükümlüdürler. 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
İdari Ceza Hükümleri 
İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık 
Madde  98  -  (Değişik  birinci  fıkra:  15/5/2008-5763/8  md.)  Bu  Kanunun  3  üncü 
maddesinin  birinci  ve  ikinci  fıkralarındaki  işyeri  bildirme  yükümlülüğüne  aykırı  davranan 
 
 
 
 
 
işveren  veya  işveren  vekiline,  çalıştırılan  her  işçi  için  yüz  Yeni  Türk  Lirası,  (…)28  3  üncü 
maddesinin  ikinci  fıkrasındaki  işyerini  muvazaalı  olarak  bildiren  asıl  işveren  ile  alt  işveren 
veya vekillerine ayrı ayrı on bin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir. 
Bu para cezasının kesinleşmesinden sonra bildirim yükümlülüğüne aykırılığın sürmesi 
halinde takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır. 
Genel hükümlere aykırılık 
Madde 99 – (Değişik: 6/5/2016-6715/4 md.) 
Bu Kanunun; 
a) 5 inci maddesinde öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı davranan işveren veya 
işveren vekiline bu durumdaki her işçi için yüz elli Türk lirası, 
b)  7  nci  maddesinde  öngörülen  ilke  ve  yükümlülüklere  aykırı  olarak  geçici  işçi 
çalıştıran işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için iki yüz elli Türk lirası, 
c)  8  inci  maddesinin  son  fıkrasındaki  belgeyi  işçiye  vermeyen,  14  üncü  maddesi 
hükümlerine aykırı davranan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için yüz elli 
Türk lirası, 
d)  28  inci  maddesine  aykırı  olarak  çalışma  belgesi  düzenleme  yükümlülüğüne  aykırı 
davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki 
her işçi için yüz elli Türk lirası, 
idari para cezası verilir. 
7 nci maddenin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırı olarak davranan işveren veya işveren 
vekiline ise birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen para cezası dört katı artırılarak uygulanır. 
Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık 
Madde 100 - Bu Kanunun 29 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran 
işveren  veya  işveren  vekiline  işten  çıkardığı  her  işçi  için  dörtyüzelli  Türk  Lirası  idari  para 
cezası verilir.29  
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık30 
Madde 101 - Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve 
eski  hükümlü  çalıştırmayan  işveren  veya  işveren  vekiline  çalıştırmadığı  her  engelli  ve  eski 
hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu 
kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.31 
28  20/6/2012  tarihli  ve  6331  sayılı  Kanunun  37  nci  maddesiyle,  bu  fıkrada  yer  alan  alan  “85  inci 
madde  kapsamındaki  işyerlerinde  ise  çalıştırılan  her  işçi  için  bin  Yeni  Türk  Lirası,”  ibaresi  madde 
metninden çıkartılmıştır. 
29 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile bu fıkrada yer alan “ikiyüz milyon lira 
para cezası” ibaresi “dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası” şeklinde değiştirilmiştir. 
30 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu madde başlığında yer alan “Özürlü” 
ibaresi “Engelli”, birinci fıkrasında yer alan “özürlü” ibareleri “engelli” şeklinde değiştirilmiştir. 
31 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile bu fıkrada yer alan “yediyüzelli milyon 
lira para cezası” ibaresi “binyediyüz Türk Lirası idari para cezası” şeklinde değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık32 
Madde 102 - Bu Kanunun;  
a)  (Değişik:  17/4/2008-5754/85  md.)  32  nci  maddesinde  belirtilen  ücret  ile  işçinin  bu 
Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi 
içinde  kasden  ödemeyen  veya  eksik  ödeyen,  39  uncu  maddesinde  belirtilen  komisyonun 
belirlediği  asgari  ücreti  işçiye  ödemeyen  veya  noksan  ödeyen,  ücret,  prim,  ikramiye  ve  bu 
nitelikteki  her  çeşit  istihkakını  zorunlu  tutulduğu  halde  özel  olarak  açılan  banka  hesabına 
ödemeyen  işveren,  işveren  vekili  ve  üçüncü  kişiye  bu  durumda  olan  her  işçi  ve  her  ay  için 
yüzyirmibeş Türk Lirası idari para cezası , 
b) 37 nci maddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulası düzenlemeyen veya işçi 
ücretlerinden  38  inci  maddeye  aykırı  olarak  ücret  kesme  cezası  veren  veya  yaptığı  ücret 
kesintisinin  sebebini  ve  hesabını  bildirmeyen  52  nci  maddedeki  belgeyi  vermeyen  işveren 
veya işveren vekiline dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası, 
c)  41  inci  maddesinde  belirtilen  fazla  çalışmalara  ilişkin  ücreti  ödemeyen,  işçiye  hak 
ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmayan, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için 
işçinin onayını almayan işveren veya işveren vekiline, bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi 
Türk Lirası idari para cezası,  
verilir. 
Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık 
Madde 103 - Yıllık ücretli izni bu Kanunun 56 ncı maddesine aykırı olarak bölen veya 
izin ücretini 57 nci maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak ödeyen 
veya  eksik  ödeyen  veya  59  uncu  maddedeki  hak  edilmiş  izni  kullanmadan  iş  sözleşmesinin 
sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60 ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin 
esas  ve  usullerine  aykırı  olarak  izin  kullandırmayan  veya  eksik  kullandıran  işveren  veya 
işveren  vekiline  bu  durumda  olan  her  işçi  için  ikiyüzyirmi  Türk  Lirası  idari  para  cezası 
verilir.33 
İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık34 
Madde 104 - Bu Kanunun 63 üncü maddesinde ve bu maddede belirtilen yönetmelikte 
32  17/1/2012  tarihli  ve  6270  sayılı  Kanunun  17  nci  maddesi  ile  bu  maddenin  birinci  fıkrasının  (a) 
bendinde yer alan “yüz Yeni Türk Lirası” ibaresi “yüzyirmibeş Türk Lirası” şeklinde, (b) bendinde yer 
alan  “ikiyüz  milyon  lira  para  cezası”  ibaresi  “dörtyüzelli  Türk  Lirası  idari  para  cezası”  şeklinde,  (c) 
bendinde  yer  alan  “yüz  milyon  lira  para  cezası”  ibaresi  “ikiyüzyirmi  Türk  Lirası  idari  para  cezası” 
şeklinde değiştirilmiştir. 
33 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile bu fıkrada yer alan “yüz milyon lira para 
cezası” ibaresi “ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası” şeklinde değiştirilmiştir. 
34 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasında yer “beşyüz 
milyon lira para cezası” ibaresi “binikiyüz Türk Lirası idari para cezası” şeklinde, ikinci fıkrasında yer 
alan  “yüzmilyon  lira  para  cezası”  ibaresi  “ikiyüzyirmi  Türk  Lirası  idari  para  cezası”şeklinde 
değiştirilmiştir. 
 
 
 
 
belirlenen çalışma sürelerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 68 inci maddesindeki ara 
dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veya işçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak 
geceleri yedibuçuk saatten fazla çalıştıran; gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen, 71 inci 
maddesi  hükmüne  ve  bu  maddenin  son  fıkrasında  anılan  yönetmelik  hükümlerine  aykırı 
hareket  eden,  72  nci  maddesi  hükümlerine  aykırı  olarak  bu  maddede  belirtilen  yerlerde 
onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve gençleri ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 73 
üncü maddesine aykırı olarak çocuk ve genç işçileri gece çalıştıran veya aynı maddede anılan 
yönetmelik  hükümlerine  aykırı  hareket  eden  74  üncü  maddesindeki  hükme  aykırı  olarak 
doğumdan  önceki  ve  sonraki  sürelerde  gebe  veya  doğum  yapmış  kadınları  çalıştıran  veya 
ücretsiz  izin  vermeyen,  75  inci  maddesindeki  işçi  özlük  dosyalarını  düzenlemeyen,  76  ncı 
maddesinde  belirtilen  yönetmelik  hükümlerine  uymayan  işveren  veya  işveren  vekiline 
binikiyüz Türk Lirası idari para cezası verilir.35 
64  üncü  (…)36  maddede  öngörülen  hükümlere  aykırı  davranan  işveren  veya  işveren 
vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası verilir. 
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlere aykırılık 
Madde 105 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık 
Madde 106 - Bu Kanunun 90 ıncı maddesinde öngörülen izni almadan faaliyet gösteren 
işverene bir milyar lira para cezası verilir. 
İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık 
Madde 107 – (Değişik: 23/1/2008-5728/500 md.) 
Bu Kanunun; 
a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen, 
b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan, 
işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. 
İş  müfettişlerinin  bu  Kanundan  veya  diğer  kanunlardan  doğan  her  çeşit  teftiş, 
denetleme  yetki  ve  görevleri  gereğince  görevlerinin  yerine  getirilmesi  sırasında,  görevlerini 
yapma  ve  sonuçlandırmaya  engel  olan  kimselere,  fiil  suç  oluşturmadığı  takdirde,  sekizbin 
Türk Lirası idarî para cezası verilir. 
İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar  
Madde 108 – (Değişik:10/7/2025-7553/10 md.)  
Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve 
35 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “71 inci maddesi 
hükmüne”  ibaresinden  sonra  gelmek  üzere  “ve  bu  maddenin  son  fıkrasında  anılan  yönetmelik 
hükümlerine” ibaresi eklenmiştir. 
36 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve 65 inci” ibaresi 
madde metninden çıkarılmıştır. 
 
 
 
 
 
İş Kurumu il müdürünce verilir. 101 inci ve 106 ncı maddeler uyarınca birden fazla ilde işyeri 
bulunan  işverenlere  uygulanacak  idari  para  cezaları  işyerlerinin  merkezinin  bulunduğu 
yerdeki  Çalışma  ve  İş  Kurumu  il  müdürünce  verilir.  101  inci  ve  106 ncı maddelere  göre 
verilen idari para cezaları genel hükümlere göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek 
idari  para  cezası  için 25/6/2003 tarihli  ve  4904  sayılı  Türkiye  İş  Kurumu  ile  İlgili  Bazı 
Düzenlemeler Hakkında Kanunun 20 nci maddesindeki tutarlar esas alınır. 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler 
Yazılı veya elektronik bildirim 
Madde 109 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:20/7/2025-7555/23 md.)  
Bu  Kanunda  öngörülen  bildirimlerin  ilgiliye  yazılı  olarak  ve  imza  karşılığında  veya 
işçinin yazılı kabulü şartıyla elektronik iletilerin, gönderimi ve teslimatı da dâhil olmak üzere 
kullanımına ilişkin olarak hukuki delil sağlayan, elektronik postanın nitelikli şekli olan kayıtlı 
elektronik  posta  (KEP)  hesabı  üzerinden  gönderilmek  suretiyle  yapılması  gerekir.  İş 
sözleşmesinin  feshi  sonucunu  doğuracak  bildirimler  her  hâlde  yazılı  yapılır.  Yazılı  bildirim 
yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak, 11/2/1959 tarihli 
ve  7201  sayılı  Tebligat  Kanunu  kapsamına  giren  tebligat  anılan  Kanun  hükümlerine  göre 
yapılır. 
KEP  sisteminin  kullanılmasına  ilişkin  maliyetler  işveren  tarafından  karşılanır.  Bu 
maddede  belirtilen  elektronik  bildirimler  KEP  sistemi  ile  ilgili  mevzuat  hükümleri 
çerçevesinde yapılır. 
Konut kapıcılarının özel çalışma koşulları 
Madde 110 - Konut kapıcılarının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile çalışma süreleri, 
hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları 
ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar Çalışma ve Sosyal 
Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. 
Sanayi, ticaret, tarım ve orman işleri 
Madde 111 – (Değişik: 15/5/2008-5763/11 md.)  
Bu  Kanunun  uygulanması  bakımından;  sanayiden,  ticaretten,  tarım  ve  orman 
işlerinden sayılacak işlerin esasları aşağıda belirtilmiştir. 
Sanayiden sayılacak işlerin esasları şunlardır:  
a) Her türlü madenleri arama ve topraktan çıkarma, taş, kum ve kireç ocakları. 
b) Ham, yarı ve tam yapılmış maddelerin işlenmesi, temizlenmesi, şeklinin değiştirilmesi, 
süslenmesi, satış için hazırlanması. 
c) Her türlü kurma, onarma, sökme, dağıtma ve yıkma. 
d) Bina yapılması ve onarımı, değiştirilmesi, bozulması, yıkılması ve bunlara yardımcı 
 
 
 
her türlü sınai yapım. 
e)  Yol,  demiryolu,  tramvay  yolu,  liman,  kanal,  baraj,  havaalanı,  dalgakıran,  tünel, 
köprü, lağım ve kuyuların yapılması ve onarımı, batıkların çıkarılması ve bataklık kurutma.  
f)  Elektrik  ve  her  çeşit  muharrik  kuvvetlerin  elde  edilmesi,  değiştirilmesi,  taşınması, 
kurma ve dağıtma. 
g) Su ve gaz tesisatı kurma ve işletmesi. 
h) Telefon, telgraf, telsiz, radyo ve televizyon kurma.  
i) Gemi ve vapur yapımı, onarımı, değiştirilmesi ve bozup dağıtma. 
j) Eşyanın istasyon, antrepo, iskele, limanlar ve havaalanlarında yükletilmesi, boşaltılması.  
k) Basımevleri.  
Ticaretten sayılacak işlerin esasları şunlardır:  
a)  Ham,  yarı  ve  tam  yapılmış  her  çeşit  bitkisel,  hayvani  veya  sınai  ürün  ve  malların 
alımı ve satımı.  
b)  Bankacılık  ve  finans  sektörü  ile ilgili işlerle, sigortacılık, komisyonculuk,  depoculuk, 
ambarcılık, antrepoculuk.  
c) Su ürünleri alımı ve satımı.  
d) Karada, göl ve akarsularda insan veya eşya ve hayvan taşıma. 
Tarım ve orman işlerinden sayılacak işlerin esasları şunlardır: 
a)  Her  çeşit  meyveli  ve  meyvesiz  bitkiler;  çay,  pamuk,  tütün,  elyaflı  bitkiler; 
turunçgiller;  pirinç,  baklagiller;  ağaç,  ağaççık,  omca,  tohum,  fide,  fidan;  sebze  ve  tarla 
ürünleri; yem ve süt bitkilerinin yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı, araştırılması, bunlarla ilgili her 
türlü  toprak  işleri,  ekim,  dikim,  aşı,  budama,  sulama,  gübreleme,  hasat,  harman,  devşirme, 
temizleme, hazırlama ve ayırma işleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak ıslahı, çayır, 
mera, toprak ve su korunması. 
b)  Ormanların  korunması,  planlanması  (amenajman),  yetiştirilmesi,  işletilmesi, 
sınırlandırılması  çalışmaları,  bunlara  ait  alt  yapı  çalışmaları  ile  tohum  toplama,  fidanlık, 
ağaçlandırma, erozyon kontrolü, etüt proje ve rehabilitasyonu, ormancılık araştırma ile milli 
park, orman içi dinlenme yerleri ve kent ormanlarının kurulması, bakım ve geliştirilmesi. 
c)  Her  türlü  iş  ve  gelir  hayvanlarının  (arı,  ipek  böceği  ve  benzerleri  dahil) 
yetiştirilmesi,  üretimi,  ıslahı  ve  bunlarla  ilgili  bakım,  güdüm,  terbiye,  kırkım,  sağım  ve 
ürünlerinin elde edilmesi, toplanması, saklanması ile bu hayvanların hastalık ve asalaklarıyla 
mücadele. 
d) 854 sayılı Deniz İş Kanununun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara ve su avcılığı 
ve üreticiliği ile bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması ve taşınması. 
Yukarıda sayılan esaslar doğrultusunda bir işin bu Kanunun uygulanması bakımından 
sanayi,  ticaret,  tarım  ve  orman  işlerinden  hangisinin  kapsamında  sayılacağı;  Sanayi  ve 
Ticaret, Çevre ve Orman ile Tarım ve Köyişleri bakanlıklarının görüşleri alınarak, Çalışma ve 
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. 
 
Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı 
Madde  112  -  Kanuna  veya  kanunun  verdiği  yetkiye  dayanılarak  kurulan  kurum  ve 
kuruluşların  haklarında  bu  Kanun  ve  854,  5953,  5434  sayılı  kanunların  hükümleri 
uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat 
veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır. 
(Ek  fıkra:  10/9/2014-6552/8  md.)  4/1/2002  tarihli  ve  4734  sayılı  Kamu  İhale 
Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından 
çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; 
a) Alt  işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı  kamu 
kurum  veya  kuruluşuna  ait  işyerlerinde  çalışmış  olanların  bu  şekilde  çalışmış  oldukları 
sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait 
işyerlerinde  geçen  toplam  çalışma  süreleri  esas  alınarak  tespit  olunur.  Bunlardan  son  alt 
işverenleri  ile  yapılmış  olan  iş  sözleşmeleri  1475  sayılı  İş  Kanununun  14  üncü  maddesine 
göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları 
ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, 
b)  Aynı  alt işveren  tarafından  ve  aynı  iş  sözleşmesi  çerçevesinde  farklı  kamu  kurum 
veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 
üncü  maddesine  göre  kıdem  tazminatı  ödenmesini  gerektirecek  şekilde  sona  ermiş  olanlara, 
4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu 
kurum  ve  kuruluşuna  ait  işyerlerinde  geçen  hizmet  sürelerinin  toplamı  esas  alınarak 
çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, 
işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. 
(Ek  fıkra:  10/9/2014-6552/8  md.)  Alt  işveren  ile  yapmış  olduğu  iş  sözleşmesi  sona 
ermediği  gibi,  alt  işveren  tarafından  4734  sayılı  Kanun  kapsamında  bulunan  idarelere  ait 
işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş 
sözleşmesi  kıdem  tazminatı  ödenmesini  gerektirecek  şekilde  sona  eren  işçinin  kıdem 
tazminatı,  işçinin  yazılı  talebi  hâlinde,  kıdem  tazminatının  söz  konusu  kamu  kurum  veya 
kuruluşlarına  ait  işyerlerinde  geçen  süreye  ilişkin  kısmı,  kamu  kurum  veya  kuruluşuna  ait 
çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak 
güncellenmiş  miktarı  üzerinden  hesaplanmak  suretiyle  son  kamu  kurum  veya  kuruluşu 
tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen 
kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler 
dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin 
aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır.  
(Ek  fıkra:  10/9/2014-6552/8  md.)  İkinci  fıkranın  (b)  bendi  veya  üçüncü  fıkra 
uyarınca  farklı  kamu  kurum  veya  kuruluşlarına  ait  işyerlerinde  geçen  hizmet  sürelerinin 
toplamı  üzerinden  kıdem 
tazminatı  ödenmesi  hâlinde,  kıdem 
tazminatı  ödemesini 
gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu 
kurum  veya  kuruluşlarında  geçen  hizmet  süresine  ilişkin  kısmını  ilgili  kamu  kurum  veya 
kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu 
fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.  
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 
inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı 
ile  ilgili  açılacak  bütçe  tertibinden,  (b)  bendi  kapsamında  belirtilen  işyerlerinde  ise  hizmet 
alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir. 
(Ek  fıkra:21/2/2019-7166/11  md.)  (İptal  altıncı  fıkra:  Anayasa  Mahkemesinin 
19/9/2019 tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı ile.) 
(Ek  fıkra:  10/9/2014-6552/8  md.)  Bu  madde  kapsamında  alt  işverenler  yanında 
çalışan  işçilerin  bu  işyerlerinde  geçen  hizmet  süresinin  hesabı,  alt  işverenden  ve  alt  işveren 
işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı 
ve  Kamu  İhale  Kurumunun  görüşleri  alınarak  Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığınca 
çıkarılan yönetmelikle belirlenir. 
(Ek  fıkra:  4/4/2015-6645/40  md.)  5/1/2002  tarihli  ve  4735  sayılı  Kamu  İhale 
Sözleşmeleri Kanunu ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında rödövans 
sözleşmeleri  çerçevesinde  yer  altı  maden  işletmeciliği  yapan  şirketlere  ve  ortaklarına  ait 
malların  Tasarruf  Mevduatı  Sigorta Fonu  tarafından  el  koyma  veya  takip  yoluyla  satışından 
elde edilen gelirler, öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu şirketlerde çalışmış olan 
işçilerden, iş sözleşmeleri kıdem  tazminatını  hak edecek şekilde sona ermiş olanların kıdem 
ve  ihbar  tazminatları  ile  izin,  fazla  çalışma  ve  diğer  ücret  alacaklarının  ödenmesinde 
kullanılır.  Bu  ödemeler  Tasarruf  Mevduatı  Sigorta  Fonu  tarafından  ilgililerin  hesaplarına 
yatırılmak  suretiyle  gerçekleştirilir.  Ödemeye  esas  bilgi  ve  belgeler,  işçinin  son  çalıştığı 
işvereni tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslim edilir. 
Bazı işlerde çalışanların ücretlerinin güvencesi 
Madde 113 - Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ı) bentlerinde 
sayılan  işyerlerinde çalışan  işçiler  hakkında  32,  35,  37,  38  inci  madde hükümleri  uygulanır. 
Bu maddelere aykırılık hallerinde ilgililer hakkında ilgili ceza hükümleri uygulanır. 
Üçlü Danışma Kurulu 
Madde  114  -  Çalışma  barışının  ve  endüstri  ilişkilerinin  geliştirilmesinde,  çalışma 
hayatıyla  ilgili  mevzuat  çalışmalarının  ve  uygulamalarının  izlenmesi  amacıyla;  Hükümet  ile 
işveren,  kamu  görevlileri  ve  işçi  sendikaları  konfederasyonları  arasında  etkin  danışmayı 
sağlamak üzere, üçlü temsile dayalı istişari mahiyette bir danışma kurulu oluşturulur.  
Kurulun çalışma usul ve esasları çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. 
Kantin açılması 
 
 
 
Madde 115 - İşyerlerinde, yüzelli ve daha fazla işçi çalıştırılması halinde, işçilerin ve 
ailelerinin  gerekli  ihtiyaçlarının  karşılanması  amacıyla  işçiler  tarafından  kurulacak  tüketim 
kooperatiflerine işverenlerce yer tahsisi yapılabilir.  
Madde  116  -  (13.6.1952  tarihli  ve  5953  sayılı  Basın  Mesleğinde  Çalışanlarla 
Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine 
işlenmiştir.) 
Madde  117  -  (5.5.1983  tarihli  ve  2821  sayılı  Sendikalar  Kanunu  ile  ilgili  olup 
yerine işlenmiştir.)  
Madde  118  -  (5.5.1983  tarihli  ve  2821  sayılı  Sendikalar  Kanunu  ile  ilgili  olup 
yerine işlenmiştir.)  
Yönetmelikler 
Madde  119  -  Bu  Kanunda  öngörülen  yönetmelikler  Kanunun  yayımı  tarihinden 
itibaren altı ay içerisinde çıkartılır.  
Yürürlükten kaldırılan hükümler 
Madde  120  –  25.8.1971  tarihli  ve  1475  sayılı  İş  Kanununun  14  üncü  maddesi  hariç 
diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. 
Korumalı işyerlerinde çalışan engellilerin ücretleri 
Ek Madde 1 – (Ek: 6/2/2014-6518/59 md.)  
Korumalı  işyerlerinde  çalıştırılan  ve  iş  gücü  piyasasına  kazandırılmaları  güç  olan 
zihinsel veya ruhsal engellilere işverenlerince zamanında ödenmiş olan ücretlerinin; 
a) Korumalı işyerlerinde çalışan her engelli için 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını 
Doldurmuş  Muhtaç,  Güçsüz  ve  Kimsesiz  Türk  Vatandaşlarına  Aylık  Bağlanması  Hakkında 
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ödenen aylık tutarı kadarı, 
b) 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda 
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi kapsamındaki illerde kurulmuş bulunan 
korumalı işyerlerinde çalışan her engelli için ilaveten (a) bendi ile belirlenen tutarın yüzde yirmisi, 
c)  Korumalı  işyeri  statüsü  almak  için  ilgili  mevzuatla  çalıştırılması  zorunlu  olan 
sayıdan  daha  fazla  engelli  çalıştıran  işyerlerinde,  zorunlu  sayının  üstünde  çalıştırılan  her 
engelli için ilaveten (a) bendi ile belirlenen tutarın yüzde yirmisi, 
bu  ücretlere  ilişkin  yasal  yükümlülüklerin  de  tam  ve  zamanında  karşılanmış  olması 
kaydıyla, Hazine tarafından işverene ödenir. 
Birinci fıkrada belirlenen ücret kısımlarının ödenmesine ilişkin usul ve esaslar, Maliye 
 
 
 
 
 
 
Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü 
alınmak  suretiyle  Aile  ve  Sosyal  Politikalar  Bakanlığı  tarafından  çıkarılan  yönetmelikle 
belirlenir. 
Mazeret izni 
Ek Madde 2 – (Ek: 4/4/2015-6645/35 md.) 
İşçiye;  evlenmesi  veya  evlat  edinmesi  ya  da  ana  veya  babasının,  eşinin,  kardeşinin, 
çocuğunun  ölümü  hâlinde  üç  gün,  eşinin  doğum  yapması  hâlinde  ise  beş  gün  ücretli  izin 
verilir. 
İşçilerin  en  az  yüzde  yetmiş  oranında  engelli  veya  süreğen  hastalığı  olan  çocuğunun 
tedavisinde,  hastalık  raporuna  dayalı  olarak  ve  çalışan  ebeveynden  sadece  biri  tarafından 
kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin 
verilir. 
Zamanaşımı süresi 
Ek Madde 3- (Ek: 12/10/2017-7036/15 md.) 
İş  sözleşmesinden  kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun,  yıllık izin 
ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır. 
a) Kıdem tazminatı. 
b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.  
c) Kötüniyet tazminatı. 
d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat. 
Geçici Madde 1 - Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna 
yapılmış sayılır. 
Bu  Kanunun  120  nci  maddesi  ile  yürürlükte  bırakılan  1475  sayılı  İş  Kanununun  14 
üncü  maddesinin  birinci  fıkrasının  1  inci  ve  2  nci  bendi  ile  onbirinci  fıkrasında,  anılan 
Kanunun  16,  17  ve  26  ncı  maddelerine  yapılan  atıflar,  bu  Kanunun  24,  25  ve  32  nci 
maddelerine yapılmış sayılır.  
Geçici Madde 2 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) 
Geçici  Madde  3  -  1475  sayılı  Kanuna  göre  alınmış  bulunan  asgari  ücret  kararı,  bu 
Kanunun 39 uncu Maddesine göre tespit yapılıncaya kadar yürürlükte kalır. 
Geçici  Madde  4  -  Mülga  3008  sayılı  İş  Kanununun  13  üncü  maddesi  hükümleri 
haklarında  uygulanmayanlar  için,  bu  Kanunun  geçici  6  ncı  maddesinde  sözü  edilen  kıdem 
tazminatı hakkı 12.8.1967 tarihinden itibaren başlar. 
İlk  defa  bu  Kanun  kapsamına  girenlerin  kıdem  tazminatı  hakları  bu  Kanunun 
 
 
 
 
 
 
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. 
Geçici Madde 5 - 1475 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 3713 sayılı Kanunun ek 1 
inci  maddesinin  (B)  fıkrasında  yer  alan  oranlar,  bu  Kanunun  30  uncu  maddesi  uyarınca 
Bakanlar Kurulu tarafından yeniden belirleninceye kadar geçerlidir.  
Geçici  Madde  6  -  Kıdem  tazminatı  için  bir  kıdem  tazminatı  fonu  kurulur.  Kıdem 
tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 
sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır. 
Geçici Madde 7 - (Ek: 6/5/2016-6715/5 md.) 
Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce 7 nci maddenin birinci fıkrası 
uyarınca  bir  işçinin  yapmakta  olduğu  işe  benzer  işlerde  çalıştırılması  koşuluyla  başka  bir 
işverene  iş  görme  edimini  yerine  getirmek  üzere  geçici  olarak  devredilmesi  suretiyle 
kurulmuş bulunan geçici iş ilişkileri, sözleşmelerinin süresince devam eder. 
Geçici Madde 8- (Ek: 12/10/2017-7036/16 md.) 
Ek  3  üncü  madde,  bu  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihten  sonra  sona  eren  iş 
sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır. 
Ek  3  üncü  maddede  belirtilen  yıllık  izin  ücreti  ve  tazminatlar  için  bu  maddenin 
yürürlüğe  girmesinden  önce  işlemeye  başlamış  bulunan  zamanaşımı  süreleri,  değişiklikten 
önceki  hükümlere  tabi  olmaya  devam  eder.  Ancak,  zamanaşımı  süresinin  henüz  dolmamış 
kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin 
geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur. 
Geçici Madde 9- (Ek:21/2/2019-7166/12 md.)  
(İptal  birinci  cümle:  Anayasa  Mahkemesinin  19/9/2019  tarihli  ve  E.:2019/42, 
K.:2019/73  sayılı  Kararı  ile.)  İcra  takiplerinde  rücu  edilmeyecek  kısma  ilişkin  olarak  harç 
alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. 
Ancak,  bu  kapsamda  alt  işverene  rücu  edilerek  takip  ve  tahsil  edilmiş  olan  tutarlar,  alt 
işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez. 
Geçici Madde 10 – (Ek:16/4/2020-7244/9 md.)3738 
37 9/3/2021 tarihli ve 31418 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3592 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 
bu  maddenin  birinci  ve  ikinci  fıkralarında  belirtilen  sürelerin  17/3/2021  tarihinden  itibaren  iki  ay 
uzatılmasına  karar  verilmiştir.  Daha  sonra  30/4/2021  tarihli  ve  31470  sayılı  Resmî  Gazete’de 
yayımlanan 3930 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen 
sürelerin 17/5/2021 tarihinden itibaren 30/6/2021 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir. 
38  23/7/2020  tarihli  ve  7252  sayılı  Kanunun  5  inci  maddesiyle,  birinci  fıkraya  “haller  ve  benzeri 
sebepler” ibaresinden sonra gelmek üzere “, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona 
ermesi, işyerinin  herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona  ermesi,  ilgili  mevzuatına  göre 
 
 
 
 
 
 
 
Bu  Kanunun  kapsamında  olup  olmadığına  bakılmaksızın  her  türlü  iş  veya  hizmet 
sözleşmesi,  bu  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihten  itibaren  üç  ay  süreyle  25  inci  maddenin 
birinci  fıkrasının  (II)  numaralı  bendinde  ve  diğer  kanunların  ilgili  hükümlerinde  yer  alan 
ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet 
sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin 
sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin 
sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemez. 
Bu  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihten  itibaren  üç  aylık  süreyi  geçmemek  üzere 
işveren  işçiyi  tamamen  veya  kısmen  ücretsiz  izne  ayırabilir.  Bu  madde  kapsamında  ücretsiz 
izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez. 
Bu  madde  hükümlerine  aykırı  olarak  iş  sözleşmesini  fesheden  işveren  veya  işveren 
vekiline,  sözleşmesi  feshedilen  her  işçi  için  fiilin  işlendiği  tarihteki  aylık  brüt  asgari  ücret 
tutarında idari para cezası verilir. 
Cumhurbaşkanı  birinci  ve  ikinci  fıkrada  yer  alan  üç  aylık  süreleri  her  defasında  en 
fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir. 
Geçici Madde 11 – (Ek:23/7/2020-7252/6 md.)  
Manisa ili Soma ilçesinde  Türkiye Kömür  İşletmeleri Kurumunun  taraf olduğu 3213 
sayılı  Kanun  kapsamında  imzalanmış  rödovans  sözleşmeleri  kapsamında  yer  alan  Işıklar, 
Atabacası  ve  Geventepe  ocaklarında  çalışan  ve  (…)39  kıdem  tazminatına  hak  kazanacak 
şekilde  hizmet  akdi  sona  erdirilen  işçilerden  kıdem  tazminatını  ve/veya  iş  sözleşmesinin 
bildirim  şartına  uyulmaksızın  feshinden  kaynaklanan 
tazminatını  alamayanların  bu 
tazminatları,  bu  maddenin  yürürlük  tarihinden  itibaren  iki  ay  içinde  Kuruma  müracaat 
etmeleri halinde müracaat tarihinden itibaren altı ay içinde Kurum tarafından ödenir. Yapılan 
ödeme nedeniyle Kurum, rödovans sözleşmesinin tarafı olan ilgili şirketler ile bu şirketlerden 
tahsil  edilemeyen  veya  tahsil  edilemeyeceği  anlaşılan  tutar  için  kıdem  tazminatına  hak 
kazanılacak  şekilde  iş  sözleşmelerinin  sona  erdiği  tarihten  bu  maddenin  yürürlüğe  girdiği 
tarihe kadar görev yapmış yönetim kurulu üyelerine rücu eder. 
Yürürlük 
Madde 121 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 
Yürütme 
Madde 122 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 
yapılan  her  türlü  hizmet  alımları  ile  yapım  işlerinde  işin  sona  ermesi  halleri”  ibaresi  eklenmiş  ve 
dördüncü fıkrada yer alan “altı aya” ibaresi “her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 
tarihine” şeklinde değiştirilmiştir. 
39 Anayasa Mahkemesinin 8/11/2023 tarihli ve E.: 2020/75; K.: 2023/188 sayılı Kararı ile bu fıkranın 
birinci cümlesinde yer alan “…13/5/2014 tarihinde meydana gelen maden ocağı kazası sonrasında…” 
ibaresi iptal edilmiştir. 
 
 
 
 
4857 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN 
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE 
Kanun/KHK 
No. 
Kanun/KHK 
Resmî Gazete 
Tarihi 
Kanun/KHK 
Yürürlüğe Giriş 
Tarihi 
Anayasa 
Mahkemesi 
Kararı Tarih/ 
No. 
4857 Sayılı 
Kanunun 
Değiştirilen 
Maddeleri 
1. 
2. 
3. 
4. 
5. 
6. 
7. 
8. 
9. 
4884 
5378 
5538 
5728 
5754 
17/6/2003 
7/7/2005 
12/7/2006 
8/2/2008 
8/5/2008 
17/6/2003 
7/7/2005 
12/7/2006 
8/2/2008 
8/5/2008 
5763 
26/5/2008 
26/5/2008 
5763 
5763 
26/5/2008 
26/5/2008 
1/7/2008 
1/1/2009 
5797 
19/8/2008 
1/7/2008 tarihinden 
geçerli olmak üzere 
yayımı tarihinde 
10. 
11. 
12. 
5838 
6009 
6111 
13.  KHK/665 
28/2/2009 
(Mükerrer) 
28/2/2009 
1/8/2010 
1/8/2010 
25/2/2011 
(1. Mükerrer) 
2/11/2011 
(Mükerrer) 
25/2/2011 
2/11/2011 
14. 
15. 
6270 
26/1/2012 
26/1/2012 
6353 
12/7/2012 
12/7/2012 
16. 
6331 
30/6/2012 
30/12/2012 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
- 
3 
108 
2, 81 
107, 108 
32, 102 
3, 33, 65, 78, 81, 
82, 88, 95, 98, 
105, 108, 111 
30 
85 
30 
18 
2, 81 
74, 91, 92, 108 
30 
99, 100, 101, 102, 
103, 104, 105 
30 
2, 4, 7, 25, 63, 69, 
71, 77, 78, 79, 80, 
81, 83, 84, 85, 
86,87, 88, 89, 95, 
98, 105, Geçici 
Madde 2 
 
 
 
 
Kanun/KHK 
No. 
Kanun/KHK 
Resmî Gazete 
Tarihi 
Kanun/KHK 
Yürürlüğe Giriş 
Tarihi 
Anayasa 
Mahkemesi 
Kararı Tarih/ 
No. 
17. 
18. 
6462 
6518 
3/5/2013 
6/2/2014 
3/5/2013 
19/2/2014 
- 
- 
4857 Sayılı 
Kanunun 
Değiştirilen 
Maddeleri 
25, 30, 101 
5, 30, Ek Madde 1 
 
4857 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN 
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO 
Değiştiren Kanunun/ 
KHK’nin veya İptal Eden 
Anayasa Mahkemesi 
Kararının Numarası 
4857 Sayılı Kanunun Değişen 
veya İptal Edilen Maddeleri 
Yürürlüğe Giriş Tarihi 
3, 18, 36, 41, 53, 56, 112 
11/9/2014 
6552 
6645 
6663 
6704 
6715 
7036 
41inci maddesinin onuncu 
fıkrası, 63 
41, 46, 55, 63, 69, 71, 104, 112, 
Ek Madde 2 
13, 74 
56 
7, 14, 63, 99, Geçici Madde 7 
91, 92, Ek Madde 3,  
Geçici Madde 8 
20, 21 
1/1/2015 
23/4/2015 
10/2/2016 
26/4/2016 
20/5/2016 
25/10/2017 
1/1/2018 
KHK/700 
2, 36, 39, 43, 54, 55, 92 
24/6/2018 tarihinde birlikte 
yapılan Türkiye Büyük Millet 
Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı 
seçimleri sonucunda 
Cumhurbaşkanının andiçerek 
göreve başladığı tarihte 
(9/7/2018) 
7166 
112, Geçici Madde 9 
22/2/2019 
Anayasa Mahkemesinin 
19/9/2019 tarihli ve 
E.:2019/42, K.:2019/73 
sayılı Kararı 
112, Geçici Madde 9 
15/10/2019 
7226 
7244 
7252 
7429 
64 
Geçici Madde 10 
Geçici Madde 10,  
Geçici Madde 11 
69 
Anayasa Mahkemesinin 
Geçici Madde 11 
26/3/2020 
17/4/2020 
28/7/2020 
28/12/2022 
23/1/2024 
 
8/11/2023 tarihli ve E.: 
2020/75; K.: 2023/188 
sayılı Kararı 
7553 
7555 
46, 108 
109 
14/7/2025 
24/7/2025 
 


Orijinal PDF dökümanını görüntüle

Diğer Konular